2 Kasım 2015 Pazartesi

Sevdam Boğazıma Takıldı...

      Sonra hiç sevmemiş gibi gitti.Gidilir miydi,o kadar kolay mıydı hiç sorgulamadım.Öyle bir gidişle gitti.Gelmeyeceğini ispatlarcasına hızlı çarptı kapıyı. Kedim kapıyı tırmaladı. Sanırım dedim bir kitap çıkar gidişine…Kapıya ve bana.. Panjurdan yüzüme vuran güneşle uyandım sabah.Günaydın, dedim panjura, kedime ve kapıya..Çay demledim bolca tıkırdayarak ,ayağımı yere vurarak, radyoyu son ses açarak. Ama ne yaparsam yapayım evin duvarlarına sinmiş kahkahasını yok edemiyordu ,bir de o kapının çarpma yankısını… İçim bu kadar gümbürderken sokağın sessizliği daha da delirticiydi fikrimce. Duvarlar bana gülüyordu.Ben radyodaki şarkıya katılıyordum höpürdeterek içtiğim çay eşliğinde.
     Üst komşum kapımı çalıyordu kızgınca.Ben o zannedip bir aşkla aşıyordum tüm koridoru.Kedim kapının yanında uyuyakalıyordu ben de yediğim bin azarla yanına çöküyordum. İnsan bu yaşta annesini ister mi yanında.Hem de nasıl… Gitti anne,demek istedim.  Tüm her şeyini el kadar valize sığdırdı,o kadar az eşyası getirmiş sahi.Nasıl fark edemedim.Eh sevmiyormuş da..N'apmalı?…Sevdam boğazıma takıldı.
    İçimin canı diye sevdiğim adam giderken kedimin terk etmesi daha da vahimleştirdi durumu.Birkaç  gün gene gelir diye kapatmadım kapıyı.Kedimden ziyade onun için.Anahtarını bırakmış giderken.Gelirse dışarıda kalmasına razı olamadığımdan aralık kaldı kapı…Kedim neden gitmişti sahi,dayanamamıştı sanırım kahkahalara.  Ona kedim diyebilir miydim artık.Evimden çıkınca yine de benim olur muydu? Ya o beni sevmezken ve el kadar bir valizle kapıyı çarpmışken sevilir miydi? Sevsem ayıp olur muydu kendime. Kendim cevap vermedi soruya. İçime kaçmıştı, içimin canı gidince demek ki .. konuşacak gücü yok dedim ,üstüne düşmedim.
    Duvarlara baktım.Kahkahalar tozlanmıştı.Tozları boğazıma kaçtı,gözlerimi yaktı tadı.Bir tozlarını alayım deyip yüksek perdeden bir şarkı açtım.Tüm şarkılar mı tek finale bağlanır,deyip kızdım canım ülkeme ve şarkıların iflah olmaz finallerine. Kalktım  çay demledim bolca tıkırdayarak, ayağımı yere vurarak. Ama ne yaparsam yapayım dinmiyordu içimin  gümbürtüsü.Kulaklarımı kapattım.Anne dedim sonra. Sevdam boğazıma takıldı.Pastil var mı? El kadar valizle gidilir mi?Gidiyorsan her şeyini toplayıp gideceksin. Kahkahalarını, şarkıları,canımı…
    Ne varsa hepsini alacaksın.Kim uğraşacak bu kadar tozla şimdi.Ben anlamam hem temizlikten.Nasıl bıraktıysan öyle yaşarım. Bir ileri bir geri…
    Anahtarı koydum masaya.Çay bardağını da dolmuş tezgahın kıyısına. Kapıyı nazikçe çektim kahkahaların  üstüne. Tozlar havalandı.açık camdan  denize doğru yol aldı.
             Sevdam boğazıma takıldı…


8 yorum:

  1. Çok güzelmiş elinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. Sevdam boğazımda kaldı ne güzel bir ifadedir yahu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim,mutlu kalın:))

      Sil
  3. Soo in love with your post!
    would you like to follow each other on GFC & G+? If you follow me,
    I will follow you back after it.
    www.tomntins.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you and welcome to my blog:))

      Sil
  4. Sizi takipteyim.

    Edebiyat blogları ile karşılaşınca mutlu olmanın yanında elbette izleyici de olmadan edemiyorum.

    Öykü, anı, deneme, gezi yazılarım ile yalnızca kendi çektiğim fotoğraflardan oluşan blogum www.acemidemirci.blogspot.com adresine ben de beklerim.

    Öykülerin kesişmesi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz,mutluluk getirdiniz:) Edebiyat hayatı güzelleştiriyor,her yerde ve daima..

      Sil