17 Ağustos 2013 Cumartesi

''Benim İçin Öl'' Kitap Yorumum

             ''Aşk için hayatını riske atar mısın?''
    Kitaplarımın bir türlü elime ulaşmadığından -tamam,kabul sadece 3 gün olmuştu sipariş vereli ama her seferinde ya elime ulaşmazsa diye endişelenmekten kendimi alamıyorum^.^ -diğer postumda azıcık bahsetmiştim.Sonunda o okunası kitaplar-şükürler olsun-sağsalim elime ulaştı! 
    Şimdiden iki kitabı bitirdim bile:D Ups!Konuyu yine uzattım da uzattım,affola..

 
Kitap İsmi: Benim İçin Öl
Kitap Yazarı: Amy Plum
Kitap Yayınevi: Akılçelen Kitaplar
Kitap Sayfa Sayısı: 351
                     
Annesi ve babası öldükten sonra Paris'e dedelerinin yanına taşınan Kate ve ablası Georgia'nın hayatları hiç olmadığı kadar değişir.
Georgia inadına kendini dışarı atarken Kate içine kapanır. Kendisine ,kitaplardan, kimsenin aşmasına izin vermediği bir sur örerken keşfettiği kafede,sığındığı köşesinde içini çekme dürtüsü oluşturan bir çocuğu fark eder...

  Hayatında insanlara kurtarmak dışında başka gözle bakmayı -neredeyse^^- kendine yasaklamış Vincent...
Ya sadece birazcık yakından gördüğü Kate'le ilgilenmekten kendini almazsa ve sırlar bir bir ortaya dökülürse?...
Bu küçük bilgilendirmeden sonra-evet,kesinlikle çok bilgilendirici oldu hehe^^- kitabı azıcık(!) anlatabilirim.
Kitabı  bloglar arasında gezerken fark ettim ve almaya karar verdim.İyi de bu  şekilde bir karar vermişim! Vampirlerden,kurtadamlardan sıkıldım diyenler için müthiş bir fantastik kitap ve sevgiyi sonuna kadar hissedeceğiniz bir aşk.
Çoğu yazar aşkı hissettirmekte  zorlandığı bir gerçek ya da şöyle demeliyim herkesin aşk tanımı farklı .Ama bu kitap fikrimce -en azından bu konuda-  herkese hitap edecek.
Nasıl desem böyle kalbinizi ısıtacak bir aşk gösteriyor ediyor size kitap^^
Kate'in duyguları o kadar gerçekçi ki  sanki kendiniz yaşamışsınız gibi hissediyorsunuz.Tek sorun kızımızın gıcık derecede mantıklı olması ^^
Vincent'in en sevdiğim sözü ''Mon Ange(Meleğim:))

Kitap Puanım:

Kitapta en sevdiğim karakter:
(Hiii! Burası çok zor oldu! Hepsini o kadar çok sevdim ki!!!)
O zamaaaan
 Ambrose diyorum.
(Herkes Vincent'i mi bekliyordu değişiklik olsun dedim^^)
Ambrose Vincentimizin arkadaşlarından-kardeşlerinden biri.
(Belki de bana alacakaranlık serisindeki Emmett'ı hatırlattığı için bir anda içim ısınmıştır.)
Size açıklayabileceğim en kısa  ve öz yol bu.Tıpkı Emmett! Devasa bir tip olmasına karşın -fikrimce-hepsinden sempatik olan yakışıklımız:)
***
İlgimi fena halde çeken bir şey oldu bu arada:) İki yada üç keredir okuduğum her kitapta Emily Dickinson'un bir cümlesine rastlayıp duruyorum.
''Sevilenlerin ölmesi imkansızdır.Çünkü sevgi ölümsüzlüktür.''
...
Kitapların detaylarına fazlaca girerek okumamış olanların heveslerini kaçırmak istemedim.Böylesi hem daha akıcı oldu diye düşünüyorum,sizce böyle nasıl olmuş,çok mu yüzeysel geçmişim?
Bir postun daha sonuna geldik.Siz neler okuyorsunuz,benimle-bizimle paylaşırsanız çok mutlu olurum^^
Mutlu kalın...









14 Ağustos 2013 Çarşamba

BUNALIM SONRASI KÜÇÜK BİR ALIŞVERİŞ^^


  Dünden beri bunalıma girip girip çıkıyorum.-güzide dershanemizin birkaç gün sonra başlayacağı gerçeğiyle yüzleşmekle ancak bu olurdu zaten^^-Annem de baktı olmayacak ''Alışverişe gidelim.'' dedi.Öyle çok fazla şey almasam da aldıklarım sayesinde bir parça daha iyiyim ,en azından ortalıkta ha ağladı ha ağlayacak gibi gezmekten kurtuldum:)
Ben buna bayıldım!Ne tatlı şeysin sen öyle:)Efendim gördüğünüz üzere bu Dove'un seyahat seti.Hepsi mini boy,içinde temel bakım malzemeleri bulunmakta.
Sırayla sayacak olursak:
 -Besleyici bakım şampuanı
-Yoğun bakım kremi
-Deeply nour. duş jeli
-Deodarant sprey 
-Krem
(Uzun bir zaman kullanabileceğimi zannetmesem de dursun bir köşede bu tatlı set^^)

Bakım demişken^^
Şöyle bir bakalım neler almışım:
-Palmolive  Thermal Spa el ve vücut sabunu
(Kokusu çok beğendim,kardeşim her ne kadar aksini iddia etse de:))
-Arko Nem yoğurt-böğürtlenli  krem
-Arko Nem gliserinli el kremi
-Arko Nem zeytinyağlı krem
(Kokusu mu muhteşem desem yoksa yumuşacık yapması mı,kış günlerimin vazgeçilmezi:))
-Colgate Total diş macunu
-Sensodyne diş macunu
-Avon Super Drama maskara
-Rexona deodarant
-Viva Cappio Lola sprey deoodarant
Efe gülsuyu
(Özellikle kremlerime bayıldım.-bir tanesini de çekilişim için aldım ,söylemeden geçmeyeyim^^-)

  Öğrenci olup da kahve tüketmeyen yoktur herhalde,hele sınav zamanı vücudumuza kahveden fazla bir şey girmiyor sanırım.Ee bu da zamanla kahve manyağı halin getiriyor hepimizi.bundan şikayetçi miyiz,tabi ki de hayır!
 Nescafe serimi tamamladım,gitmeye hazırım:)Sloganımız belli ''Kolay kahve,kolay olay.'' Yurtta öyle Türk Kahvesiyle falan uğraşacak vaktimiz fazlaca olmuyor.Ancak hafta sonları falan keyfine vara vara kahvemizi yudumlayabiliyoruz.^^
İçeceklerden bahsetmişken efendim,bana bitki çayı deyin kalbimi fethedin.:) Çayla aram pek olmasa da bitki çayı deyince akan sular durur bende.
 Dedik yurtluyuz ,mecburuz hazır gıdalara,stoklarımız da yok değil tabi ki^^.Benim ki gördüğünüz gibi çaylarla dolu.
Sayalım neler varmış:
(Lipton dememe gerek yok herhalde,başka marka denemedim bilmiyorum ama öneriler açığım:)):
Yaban mersinli çay,
Şeftalili(form plus) çay,
Adaçayı,
Kuşburnu,
Rezene çayı,
Erikli tarçınlı çay.
Bunlar dışında tavsiyem böğürtlenli çay ve yeşil çay ^^Canım çekti ben bir koşu gidip yapayım bari:D
Kırtasiye adına bir şey almazsam olmaz,eksik kalırım.^^
Gratis keçeli kalem setini aldım bu alışverişimde. Sorun ne kadara aldın diye,
1,5 tl'ye:) Daha varsa birkaç seri alayım dedim ama maalesef son seriymiş,şansım ilk defa yaver gitti herhalde:D
Seri on ,temel renkten oluşuyor.Kullandım oldukça güzel, umarım hemen bitmezler..
***
Eveeet alışverişim bu kadar son olarak bir şey daha paylaşmak istiyorum sizlerle.
Anneannem  tam bir örgü hastası ama uzmanlık alanı kesinlikle patik.ben de o güzelim şeyleri görür de el koymaz mıyım:)
Çok tatlılar değil mi?(Yukarıdaki süsler de annemin çeyizindenmiş,artık benim oldu hehe^^) 
''Ne yapacaksın onları?'' diye sorarsanız eğer, anneanneme verdiğim cevabı söyleyeyim efendim size:
-Çocuklarıma giydireceğim tabi ki de:D Bakalım o zamana kadar daha neler neler eklenir bu seriye^^
Bir merak ben de başladım örmeye.(Debbie Mocember kitapları sağolsun;))  Ne zor işmiş anlamadım gitti! Aynı şekilde ördüğüm halde bir tarafa uzun bir tarafı kısa,yer yer delikli falan:D Yok ,dedim bu pek bana göre değil.Ama bıraktım mı tabi ki de hayır.
Şu üç parçayı görenler :
-Onlar ne ,diye sormadan geçemiyor.Haksız değiller elbet ,üç parça örgü,hafiften de toz bezini andırmıyor değil:D Ben de bunun altında kalır mıyım böbürlene böbürlene:
-Battaniye örüyorum,diyorum.Kendi kendime ''Gel de onu külahıma anlat sen'' desem de:D Yılmayacağım,azimle elbette biraz da zaman ayırmayla üstesinden gelirim ben bu işin:)
Bu postun da sonuna geldik,bir dahaki yazım büyük ihtimalle çekilişim hakkında olacak.Umarım hepiniz katılırsınız ve bu biçare dostunuzu mutlu edersiniz.(NOT:kitaplarım hala gelmedi,dua edin de en kısa zamanda elime ulaşsın:))
Yorumlarınızı bekliyorum efendim X.O.X.O :)








12 Ağustos 2013 Pazartesi

     BEN BUGÜNLERDE#2

 
       Uzun zaman oldu yazı yazmayalı,her seferinde başlıyorum sonra ''Yok bu olmadı.'' deyip siliyorum.-sonunda- eğlenerek yazdığım resimli postlardan bir tane daha yapayım bari dedim ve işte sizin de eğleneceğinizi umduğum post karşınızda:)
       Minicik bir kırtasiye alışverişi yaptım.Bayram harçlıkları bir şekilde harcanmalı ama değil mi?Hepsine de kullanacak yer buldum de pembe şeritli ajandamı ne olarak kullanayım bir türlü karar veremedim.Fikirlerinizi bekliyorum^^Kalemliğim de çok tatlı değil mi?Kabul, yaşıma pek uygun değil-kime neyse:P - ama çok seviyorum n'apabilirim:)
        Hepimiz bir zamanlar Totoyu,nam-ı diğer çikolatalı yumurta, açıp yemeden önce oyuncağını incelemişizdir.Ben de delisiydim ve bu delilik koleksiyonunu yapmaya kadar ilerlemişti ama öyle her oyuncağı alıp koleksiyonuma katmıyordum, seramik olanları ayırıp saklıyordum.Dolapları kurcalarken bunları buldum.Nasıl mutlu oldum anlatamam:) Tekrar mı başlasam acaba diye de düşünmedim değil hani^^

Resim yapmaya bayılan bir insanım ama bir türlü tuvale geçemiyorum, nedenini bilmediğim bir şekilde korkuyorum.O yüzden  tahtaları boyadım^^Oldukça iyi oldu.İnsan resim yaparken bütüüüün kötü duyguları kendinden uzaklaştırıyor.Zaten boya kokusu için bile yapılır şunlar:) -Keserken Goffy'ciğimin kulaklarını da kesmişim ama neyse hehe^^


                                      Kalemlerimin elimden düşürmediğim kısmını da paylaşayım dedim.Tabi yaptığım şeylerle pek ilgisi yok ama bunlar için bir post ayırmakta çok uzun geldi-Üşengeçlikte son nokta^^- Kalemleri her türlü sevip bağrımıza basıyoruz efendim:)
    Bunlar da bol bol kullandığım ayraçlarım. Desenli olanını Kapodokya gezimizde almıştım,hep kullandığım bir şey olsun diye.İyi ki de öyle yapmışım,her baktığımda turumuzu hatırlıyorum^^Kitap ayraçları olmadan kitap okumanın tadı olmaz ki zaten;)
    Çok tatlı bir film izledim.Muhteşem Yaratıklar filmini  belki kitaplarından biliyorsunuzdur.Çoğu kişi sonundan hoşlanmasa da tavsiyemdir.Biraz dram biraz romantik fazlaca fantastik:D 
Yeni bir diziye başladım(Her Legend). Oldukça iyi gidiyor ee bir de ilk aşkımın-Kim Jeong Hoon- dizisiymiş,izlenmez mi?^^
     Küller Şehri kitap yorumumu yapmıştım.Şimdi de Ölümcül Oyuncaklar serisinin 3.kitabını okuyorum.Oldukça iyi ilerlese de bu kitaptan sonra seriye biraz mola vereceğim en azından son kitabı da çıksın da ondan sonra devam edeyim okumaya diyorum.Birkaç güne kadar yeni kitaplarım da gelecek onları da paylaşmaya çalışacağım^^

                                         
  Özgün'e bu yıl kafayı takmış durumdayım.Kim ne derse seviyorum adamın sesini.Arkadaşlar ''Ruh halimi darumar ediyor.'' diye tepki gösterseler de kadife gibi sesi var adamın:) Bu şarkı da bu hafta en çok dinlediğim şarkılar arasında ön sırayı çekiyor^^
     Bu hafta geometri çalıştım bolcana:)
     Yok ya arkasından konuşmayacağım adamın.Yok yok dilimi ısırmak zorunda kalsam da bir şey demeyeceğim. -Benimki 11.sınıf hocam ama repliği değiştirmek istemedim:)- Ne de olsa hocamdır bir şey denmez değil mi:P          
       Komik bir replik anlatayım bu yıl geometri derslerine dair siz düşünün gerisini:
   Çok sevgili(!)hocamız:Hayrola kızım tv izliyor gibi bakıyorsun bana?
   Kankam\sıra arkadaşım:Keşke kanalı değiştirebilsem...:D
       Kahkahayı patlatmışım burda,ne günlerdi be!Hala hatırladıkça gülüyorum. Başkasına fıkra anlatınca hiç gülünmemesi durumundayım şu anda ama geometri deyince bunu anlatmadan edemedim:D Şimdi farklı bölümlere düştük bakalım bu yıl nasıl geçecek:/

       Şeker bayramımızı da arkada bıraktık.O el senin bu eli benim gezmekten ferim söndü,yön duygumu yitirdim:) Ama seviyorum Allah için bayramları, yoksa ne zaman para yüzü görecek cüzdanlarımız:D
      Mutlu olacağınızı düşündüğüm bir haberim var.Yakın zamanda ilk çekilişimi yapacağım.Bir-iki güne her şeyi hazırlarım diye düşünüyorum,umarım katılırsınız:)
Evet postumuzun sonuna geldik.Siz neler yapıyorsunuz benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum.-Diğer posta görüşmek üzere,mutlu kalın:)













4 Ağustos 2013 Pazar

   KÜLLER ŞEHRİ KİTAP YORUMUM


    (Serinin 1.kitabını uzun zaman önce okuduğum için bir gün önce okuduğum Küller Şehri'ni anlatmamın daha iyi olacağını düşündüm.)
Kitap adı:Küller Şehri(Ölümcül Oyuncaklar serisi 2.kitap)
Yazarı:Cassandra Clare
Yayınevi:Artemis
Sayfa sayısı:477


Kitabın arka kapağı:
Komada bir anne ve dünyayı yok etmeye kararlı bir baba...Clary Fray,kurtadamlar,şeytanlar ve gizemli Gölge Avcıları'yla dolu,ürkütücü Newyork yeraltı dünyasına doğru sürükleniyor.Geçmişiyle ilgili öğrendikleri yalnızca başlangıç.Şimdiyse dünyanın kaderi Clary'nin ellerinde.Yeni keşfettiği güçlerini ustaca kullanmayı ve asla kendisinin olamayacak bir erkeğe karşı hislerini dizginlemeyi başarabilecek mi?

Seriye, yorumları okuyup çok beğenildiğini  ve çoksatar listelerinde yer aldığını gördüğümde -''Bir bildikleri vardır da okumuşlardır.'' mantığı da deniyor buna^^- başlamıştım.İyi ki de başlamışım diyorum başka bir şey demiyorum. Akıcı dil ve kullanılan sözcükler bu kadar iyi olur ama seride asıl dikkat çeken şey bir insanın hayal gücünün sınırsızlığı. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmez dediğim şeyleri Cassandra Clare bize kitap serisi olarak sunuyor. Ne isterseniz bulabileceğiniz bir seri,bütün doğaüstü yaratıklar ancak bu kadar güzel bir arada tutulabilrdi.Veeee iki-üç saniye önce öğrendiğim kadarıyla 23 Ağustosta kitabımızın filmi Amerika'da vizyona giriyor.Şuanda sevinçten yerimde duramıyorum.Fragmanlarından -tabi ki kitap kadar olmasa da- oldukça güzel bir film gibi görünüyor,bakıcaz artık^^

Kitabın içeriğinden biraz bahsedecek olursak(spoiler içerebilir!):
Clary hayatının daha zor ve karmaşık olabileceğini düşünmezken çevresi ve çok kıymetli babası(!) bunun daha başlangıç olduğunu en iyi şekilde ona anlatırlar.
Simon ve Jake arasında tercih etme şansı bile elinden alınmıştır ve asla sahip olamayacağını düşündüğü birine aşık olmamak için elinden geleni yaparken Simon'un başına gelenler her şeyi rafa kaldırmasına neden olur. Bu arada Jake kendi dertleriyle boğuşmaktadır ve gerçeklerin duyulmasıyla aile diyebileceği kimsenin yanında olmadığını deyim yerindeyse yüzüne vurularak öğrenir,kendini yapayalnız bulur. İşler iyice arap saçına dönerken assolistimiz Valentine  işleri iyice karıştırdıktan sonra  ortaya çıkarak şovunu tamamlamaya hazırlanır.Etkileyici konuşmaları ve ikna ediciliğiyle kızını yanına çekmeye çalışsa da Clary onun hiç beklemediği bir şey yaparak  planlarını belli bir süre geciktirmesine neden olur.

   Açıkçası 2.kitabını istekle başlamamıştım,okumak istediğimden emin değildim. Ama- her zamanki gibi -Cassandra Clare yine yaptı yapacağını kitabı elimden bırakamaz oldum,kaç gün uykusuz kaldım siz düşünün artık. Fantastik-macera-aşk isteyenler buyursun okusun,pişman olmayacağınıza eminim.Tek sorun serinin son kitabının ne zaman çıkacağını bilmiyor olmam umarım hemen çıkar da heyecandan  tırnaklarımızı yemekten kurtuluruz.:)
Kitaptan alıntılar:
*Sevgi insanın seçeneklerini elinden alır.
*Dünyada kahve olduğu sürece işler ne kadar kötüye gidebilirdi?(''Kızımız yine iyimserliğini konuşturuyor.'' demiştim ama maalesef ben de onun gibi düşünenlerdenim^^)
*Hayal edebildiğim en kötü duygu ne biliyor musun?Sevdiğim insana herkesten çok güvenememek.
*Daha önce hiç denemediysen yapamayacağını nereden biliyorsun?
*Dünyada en çok istediğin şeyi bulur ve sana verirler.Hediyenin kuyruğuna bir acı takarak.Öyle ki onu istediğine bin pişman olursun.
*Her bilmecenin mantıklı,bilimsel bir açıklamasının olduğu bir dünyada biraz zaman geçirmek rahatlatıcıydı.
*Bir şeyi çizmek onu sonsuza dek yakalamaya çalışmaktır.Bir şeyi gerçekten seviyorsan onu asla sonsuza dek olduğu gibi tutmaya çalışmazsın.Değişmesi için serbest bırakman gerekir.
*-Bazen kendi zihninin derinliklerinde tamamen kayboluyorsun,dedi.Keşke peşinden gelebilseydim...
-Gidiyorsun zaten,diye düşündü Clary.Sürekli zihnimde yaşıyorsun.
*-Ama  sevgi de bu değil mi Clarissa?Sahiplenme?Ben sevdiğime aidim,sevdiğim de bana.Şarkıların Şarkısı'nda dediği gibi.
-Hayır bana İncil'den alıntılar yapma.Senin anladığını bile sanmıyorum...Sadece sevdiklerin sana ait değildir,sen de kendini onlara verirsin.Hayatın boyunca herhangi birine bir şey verdiğini hiç sanmıyorum.Kabuslardan dışında...
*...Çünkü hiç zamanı gelmiş gibi görünmedi.
*En çok değer verdiğin insanlara gerçekleri söyleyemiyorsan zaman içinde kendine de gerçekleri söylemeyi bırakıyorsun.

                                      Siz neler okuyorsunuz,benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum:)