30 Temmuz 2014 Çarşamba

BEN BUGÜNLERDE#6

   Merhabalar,
Öncelikle güzel ve mutlu bayramlar hepinize:)Bayramın en güzel yanı herhalde uzun zamandır görmediğimiz kişilerle görüşmek oluyor bizlerde.Bol kahkahalı sohbetler,geçmişi yad etmeler,çocukların etrafta koşturup durmadan yaramazlık yapmaları,şeker görünce gözlerinde oluşan parıltılar...Bayramlar ne güzeller^^
(Bayramdaki kavalyem sizleri selamlar:))

Bugünlerde başlıklı postlardan uzun zamandır yazmıyorum sanırım,bu daha çok bir şey yapmadığımdan olsa gerek,şimdilerde yeniden okumaya başladığıma göre yazmaya geri dönebilirim:)
Kavanoz kalemlik fikrini internette görüp çok beğenmiştim.Kalemlerimi bir arada görmek bana mutluluk veriyor nedense,hem de aradığım kalemi bulmak için tek tek kalemlikleri eşelemem gerekmiyor.:) Resimler arasında gezerken tekrar karşıma çıkınca bu diy fikri artık yapmanın zamanı geldi diye düşünüp el attım.Oldukça hoş görünen ve kullanışlı 3 kavanoz kalemliğim var artık,bence sizler de denemelisiniz:)
Kitap okumaya olanca hızımla geri döndüm.Kitapları sipariş ettikten sonraki bekleme süresi cidden sabır gerektiren bir süreç.Her kapı çalınışına kargo geldi diye koşan biriysen eğer daha da zor^^Hayliyle geldikleri an bir yengeç dansı yapmadığım kalıyor ortalıkta:D
Bu siparişimde dört kitap aldım.
-Dikkat!Aşk çıkabilir
-Her şey bitti derken
-Evernight Akademisi 1
-Mekanik Melek
Dikkat!Aşk çıkabilir ve Mekanik Meleği okudum ve ikisinden de çok memnun kaldım.
Dikkat! Aşk çıkabilir'in yazarı Asude'nin Pabucumun Ajanı kitabını önceden okumuştum ama bence bu kitabı daha etkileyici olmuş.Özellikle baş karakterimizin her şeye biyolojik terimlerle cevap vermesi ve annesinin kızına söyledikleri kitabı okurken sürekli gülümsememi sağladı.Kapağı ilk başta biraz karışık gelse de kitap bittikten sonra çok doğru bir kapak seçimi olmuş,onlar ancak bu kadar yansıtılabilirlerdi dediğimi de itiraf edeceğim^^Zaman geçirmek ,e biraz da gülmek istiyorsanız hiç kaçırmayın okuyun derim.
 Kapağına şöyle bir göz atalım.
Mekanik Melek'ten de kısaca bahsedecek olursak-ki bence çok söze gerek yok.Cassandra Clare kendini her türlü sevdirmeyi başarıyor!:)Cehennem Makinaları serisinin ilk kitabı olan Mekanik Melek iblislerin,vampirlerin ve tabi ki nefilim ırkının bolca yer aldığı bol ekşınlı,hafif matrak bir kitap,bayıldım!En güzeli de serinin tamamlanmış olması.
Her şey Tessa Grey'in kaçırılmasıyla başlıyor ve kendini hiç tanımadığı bir dünyada bulan genç kız etrafında da şekilleniyor.
***
 Yaz mevsiminin bu kadar hızlı geçtiğine inanamayan tek kişi değilimdir diye düşünüyorum neden kışlar bu kadar hızlı geçmiyor ki?!(İş/okul var da ondan dediğinizi duyar gibi oldum^^)
Ramazandan sonra şunu yapalım bunu yapalım diye o kadar çok  şey planladık ki arkadaşlarla ,daha başlayamadığımız tatil programımız gözümü korkutuyor,aman duymasınlar:D
Çizmeye son gaz devam ediyoruz tabi ki de.Resimin bu kadar sabır gerektiren bir uğraş olduğunu ben bilmiyordum diye feryat figan yakınıyor olsam da,ne zaman bitecek şu diye çemkirsem de kendi kendime, bir türlü bırakamıyorum elimden kalemi;bağımlılık yapıyor bu uğraş insanda^^
Örneğin Leonardo da Vinci Mona Lisa tablosunu 4 yılda bitirmiş,hiçbir fırça izi barındırmayan bu tabloyu yaparken her katmanın kurumasını beklemiş ki boya öyle hemen kuruyan bir madde değil bildiğiniz üzere..Ben duyduğumda şok olmuştum,ağzım açık kaldı!4 yıl ne demek,ben bir haftada keçileri kaçırıyordum:D
Deneme yazmak bugünlerdeki zevkli uğraşlarımdan biri.Uun zamandır yazmaya elim gitmiyordu,yazacak kadar hissedemiyor gibiydim sanki.Yazmadıkça daha da içine kaçıyor insan,yazdıkça rahatlıyor,sakinleşiyor..Kendimi buluyorum sayfalarda ve bu beni inanılmaz mutlu ediyor.Geçmişime ayna tutmak gibi hisleri yazmak..Kalbin satır satır kağıda dökülmesi gibi bir şey kendini kendine anlatmaya çalışmak...

You Are Surrounded final yapınca hemen yeni biri diziye başladım^^(Kore dizilerinin değişik(!) sonlarına göre güzel bir sondu diyebiliriz:)
King of High School Llife Conduct dizisi oldukça eğlenceli bir dizi,zaten başrolü sevince dizi çirkin olsa da insanın izleyesi geliyor.Seo İn Guk'u daha önce The Master's Sun ve Reply 1997'de izlemiştim ama en çok yakıştığı rol bu dizideki rolü olmuş bence.
Konusuna geçecek olursak:
Seo İn Guk(Lee Min Suk) buz hokeyi oynayan bir lise öğrencisiyken abisinin isteği üzerine onun yerine şirkette müdür olarak işe başlamasıyla ve tabi ki orada çalışan Lee Ha Na(Jung Soo Young)la tanışmasıyla dizi başlıyor.
Başroldeki kızı başta hiç beğenmemiş olsam da bu rol bu kıza mı verilir deyip önyargılarıma engel olamasam da sonraki bölümler de ona da kanım ısındı,sahiplendim^^
Eğlenceli,hareketli,çok şirin bir dizi,vakit kaybetmeden izleyin derim:))
Türk dizisi izleyeceksin hem de her hafta büyük bir heyecanla yeni bölümünü bekleyeceksin deselerdi alayla güler 'İmkanı yok!'derdim,büyük konuşmamak gerekiyormuş.3-4 dizi takip ediyorum,umarım sonradan karman çorman yapmazlar da ağız tadıyla bitiririz dizileri.
İlk olarak Kaçak Gelinlerden bahsetmek istiyorum. Almila,Kainat ve Şebnem'in gelinlikleriyle havaalanında karşılaşmalarıyla dizimiz başlıyor.Birbirlerinden siyahla beyaz kadar farklı bu 3 genç kız kendilerini İstanbul'da ve yepyeni bir hayatın içinde buluyorlar,en önemlisi arkadaşlığın ne demek olduğunu anlıyorlar.Selim,Can ve Özgür de karşılarına çıkınca dizi tadından yenmez bir hal alıyor^^
Ben en çok Selim-Şebnem çiftini sevdim açıkçası.Nasıl desem her an birbirlerine laf yetiştirme çabaları,kendilerine sonsuz güvenleri ve tabi ki Şebnemin olağanüstü(:D) cümleleri beni çok eğlendiriyor.
(Örneğin;dışım bahar bahçe,içim türkü bar:D)
İlk bölümde reyting rekorları kırdığı da bir yerlerden kulağıma geldi,tabi emin değilim ama bu dizi kırmayacak da hangisi kıracak?!:D
İkizler anne ve babaları boşandıklarında birbirlerinden habersiz ve apayrı kültürlerde büyütülürler.Yolları İstanbul'da buluşur ve ailelerden gizli buluşurlar,en sonunda yerlerini değiştirirler ve olaylar başlar.
Beni en çok etkileyen bölüm ise Esma'nın(ikizlerden biri) bir radyo programına Mona Roza adıyla yolladığı yazılar oldu.Şair-yazar ruhlu insanlar oldum olası sıcak gelmiştir bana^
Şimdilik önereceğim diziler bunlar.İyi izlemeler efendim^^
Son olarak Milena'ya Mektuplar kitabını okuyanlardan kitap hakkında düşüncelerini rica ediyorum.:)
Hepinize hoşçakal diyor,mutlu bayramlar diliyorum.
Kendinize iyi bakın,mutlu kalın^^










21 Temmuz 2014 Pazartesi

GEL DESEM...

Sor bakalım Sebastian bu içinde kaybolduğum,her sokağında kendimi biraz daha unuttuğum şehre;nerdeymiş geçmiş ve geleceğim,nerdeymiş bir zamanlar simit attığım martılar,nereden gelirmiş bu trenler,kimler yalnızmış bu şehirde,hangi yol başındaymış mutluluk,sor bakalım Sebastian içimin canı hangi sokakta beklemekteymiş beni?..Bulup da kaybettiğim,duyup da işitmediğim,bakıp da görmediğim;hangi havada kaybetmiş kendini...Sor bakalım Sebastian benim kadar yalnız ve benim kadar çaresiz kimlermiş bu isimsiz yeryüzünde,aynı yıldızlara bakıp da kimler düşünürmüş birbirlerini?..
Sor bakalım Sebastian,belki bi' halden anlayan bulunur,belki biri kaybettiğimiz insanlığı getiriverir ayaklarımıza.Belki Sebastian,belki de bitirir içimizin acısını,acıdaki içimizi..İzin verir belki güvercin yürekli olmamıza.
Belki Sebastian,belki de tekrar gülümser güneş bizim de yüzümüze,ay yeniden parlar gecelerde..
Bekle bakalım Sebastian bir yol da bizimkine çıkar,diğer yarımız bulur bizi kalabalıklarda ürkek bir çiçek edasıyla titrerken kimsesizlikten...
Bekle bakalım Sebastian biraz da sen bekle...

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Yine Yine Yeniden^^

     Yine yine yeniden ben geldim^^
Biliyorsunuz sıcaklar başlar başlamaz insana bir sıkılganlık,hiçbir şey yapmama isteği ,bir üşengeçlik musallat oluyor,bir türlü de gitmek bilmiyor;en azından benim için öyle.Ne kitaplara el atasım var ne de yastıktan başımı kaldırasım. Siz beni bırakın günlerce uyuyayım,öyle yani^^ Hal böyle olunca okuma saatlerim ters dönüyor,sahurdan sonra hazır hava da serinken okumalar yapılıyor..Çok bir şey okuyamasam da en azından deniyorum,okumayı unutacağım mazallah :D 
Şimdilik okumaktan çook zevk aldığım kitapları sizlerle paylaşmak istiyorum, şu üzerimdeki uyuşukluk bir kalkarsa kitap da bitireceğim inş.^^
1-Aynı yıldızın altında
(Bu kitabı okuyup da beğenmeyen yok herhalde,duygular ancak bu kadar güzel dile dökülebilir;kesinlikle okunması gereken kitapların başlarında bence:))
2-Ölümcül Oyuncaklar Serisi
(Macera-fantastik ve romantik severlerin kaçırmaması gereken tek tük seriden biri.Okurken heyecanınızı her zaman ayakta tutan,size film izliyormuş gibi tat veren kitaplar bunlar.Yazarın dili,çevirmenin akıcılığı,olay örgüsü...Ne desem bilemiyorum okuyun okuyun!^^(Yalnız serinin son kitabı Türkçeye çevrilmedi maalesef ,ben de onu bekliyorum:/)
3-Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer Serisi
(Allam bu seri nasıl biter?!Nasıl uyandırırlar beni bu kadar tatlı bir rüyadan?!!Alın ,okuyun, okutun:) Bu da macera fantastik romantik mükemmel ayarlı bir seri::)
4-Tatlı Bela
Okurken ara ara Abby'nin davranışları,'Ben kimseyi sevemem!' tavırları biraz sinirimi bozsa da sonradan kıza da hak verdim.(Ben yine kendimi kaptırdım gidiyorum,tabi siz olayları bilmiyorsunuz hehe^^)Yine de bayıldığım, gittiğim her yere yanımda götürmek istediğim kitaplar arasında yerini aldı:)
6-Gece Yolu
Aha!Ağlamaktan helak olduğum bir Kristin Hannah kitabı daha!Aşk bu kadar tatlı bir şey miydi ki diye düşünmekten kendimi alamadığım kitap oldu kendisi.O kadar saf ve tatlı bir aşktı ki..Tabi Kristin ne yapacak edecek bir dram sıkıştıracak bir köşeye,illa beni ağlatacak:/Okuyun da yanınızda bir kutu peçeteyle okuyun ama mutlaka okuyun tamam mı^^
7-Romeo ve Julıet
Romeo ve Julıet efsaneleşmiş bir başyapıt bildiğiniz üzere..Shakespeare'in üstüne laf söyleyecek de değilim ne diyeyim adam yazıyor hem de akla hayale gelmeyecek kelimeleri bir araya getirerek.Replikler ancak bu kadar güzel olabilirdi.Ah ah romeo neden romeosun sen:))
8-Mimoza Sürgünü(deneme kitabı)
Nazan Bekiroğlu'nu oldum olası sevmişimdir ama bu kitabının yeri ben de daha bir ayrı,daha gündelik konulara değindiği için olsa gerek.kelimeleri seçiş,cümlelerin birbiriyle uyumu...Her sayfada 'İşte bu benim!'demek istiyorsanız,eee biraz da deneme seviyorsanız okumadan geçmeyin.(Bence kitabı kendiniz alın,altı çizilmesi gereken o kadar güzel cümle var ki...)
9-Tess Gerritsen'ın tüüüm kitapları
Bu kadın beni hakikaten korkutuyor,o nasıl bir hayal gücüdür ki okurken ufacık bir ses duysam yerimden zıplıyorum,o kadar^^Eğer korkmayı seviyorsanız  azıcık da romantizm arıyorsanız alın okuyun efendim,iyi korkutuyor:D
10-Araf-Cehennem-Cennet üçlemesi
Ay ay çok tatlı bir seri daha!Artık kitapların çoğunda erkekler halden anlamayan, burnu iki metre havada olarak tasvir edilse de bu kitapta tüm klişeler yıkılıyor,oğlanımız tahmin edemeyeceğiniz kadar garip biri çıkıyor:)Okuyun,okutun^^
Benden bu kadar,eğer beğendiğiniz kitapları bana yazarsanız çok sevinirim^^

Yazın resim kursuna gitmeyi deli gibi istiyordum;yazı heyecanla beklememe bu da bir vesileydi açıkçası. Nasıl başlasam,artık gelsin tablolar,gitsin tablolar diye düşünürkeeen yine kara kaleme talim olduk.Napalım birazcık baştan başlamamız ve natürmort çalışmamız gerekiyor,olsun bakalım.Bir gün biz de görürüz yağlı boyaları be Sebastian:))
Çok profesyonel olmasa da fikrimce resim yapmak kadar insanı dinlendiren bir uğraş yok.Tüm dikkatinizi resme odaklamak zorunda kaldığınız için hiçbir şey düşünmek durumda kalmıyorsunuz.Kısa bir süreliğine de olsa yaşamın tüm endişelerinden sıyrılıyorsunuz.Hem sadece yetenek işi değil resim,sabrı olan herkes öğrenebilir^^
Bunu paylaşmazsam içim rahat etmezdi^^Yerlerine kimseyi koyamayacağım dostlarım kitap tutacağı almışlar bana,nasıl mutlu oldum anlatamam!Ben harika görünüşlü tutacağı nasıl kullanmaya kıyacağım bir tek onu düşünememişler:)
Sizlere bol okumalı,yazmalı,çizmeli,izlemeli bir yaz diliyorum,
Gülümsemeyi unutmayın,her daim mutlu kalın:)







12 Temmuz 2014 Cumartesi

Sınava mı çalışıyoruz,kendimizi terbiye mi ediyoruz?^^

   Merhabalaaar,
Bu postu yazmayı düşünmüyordum ama çoook sevdiğim ve yorumlarını her daim gülümseyerek okuduğum iki okuyucum (Suakolik ve Sena) rica edince ufak bir yazıda toplamaya karar verdim çalışma tüyolarımı:))
   Sınava Hazırlanırken
1-Şimdiye kadar neleri bilip nerelerde eksiğiniz olduğunuzu tespit edin.Bence eksik olduklarınızı işaretleyin yada bir kağıda yazın.
   Daha sonra yazdığınız konuları aylara bölüp paylaştırın,girdiğiniz ayı da haftalara bölerek konuları çalışabileceğiniz şekilde dağıtın.
Biraz karmaşık ve sıkıcı göründüğünün farkındayım ama kendinize kısa vadelerde hedef belirlemenize yardımcı oluyor ve yıl içinde ders çalışmama yardımcı olan tektük programdan biriydi.

Bu benim programı yazdığım defterdi,biliyorum biliyorum bu kadar güzel ve şirin bir defteri ders programı için saçmalık;  anlık bir dürtüydü sadece,sonradan azıcık(!) pişman olsam da iş işten geçmişti zaten^^
2-Konuları çalışırken yanınızda mutlaka ufak bir not defteri bulundurun,ben özet tutan kişilerdenim ama bu fazlaca zamanınızı alıyor,en güzeli ufak bir defterde önemli gördüğünüz yerleri toplamak.Formülleri,yazarları ve daha bir sürü şeyi yazmanız gerekir,bunun için de bir defter şart!
3-Kendinizi ne kadar hobilerinizden mahrum etmemeye çalışsanız da bir yerden fedakarlık etmeniz gerekiyor.Bu tabi ki hepsini atın bir köşeye demek değil ama vaktinizi ayırmak konusunda biraz daha sıkı olmak zorunda kalıyorsunuz,yıl başından itibaren program düzeninizi oturtursanız çok sorun olacağını zannetmiyorum.
4-Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin,yıl sonunda tüm yılımı çalışarak geçirdim demektense kendime vakit ayırmayı da bildim demek daha iyi bence:)Bu yüzden haftada bir günü-mümkünse cuma,cumartesi günlerinden birini- kendinize ayırın.film izleyin,kitap okuyun,dışarı çıkıp temiz hava alı,arkadaşlarınızla vakit geçirin ama beyninizin en azından kısa bir süreliğine de olsa rahatlamasında izin verin.
5-Mutlaka ama mutlaka deneme ve test çözün.Konuları çalışmak sizi her ne kadar bilgilendirse de konuları pekiştirme ve çalıştıklarınızı unutmama adına soru çözmek şart.
6-Çalışma alanlarınızı da renklendirin ya da çalıştığınız ortamı-masayı sevdiğiniz ve rahat edeceğiniz şekilde dizayn edin.Bu sizi çalışmaya iten bir faktör olacaktır.
7-Kendinize bir gün yüklenip diğer gün hiç çalışmamazlık yapmayın,bunun size hiçbir faydası olmaz.

Yıl içinde yanımdan neredeyse hiç ayırmadığım malzemeler de bunlar:)Postitler,ayraçlar ve ataçlar sorularımın olduğu,çalışmam gereken,önemli notların yer aldığı sayfaları işaretlemekte çok yardımcı oldular:))
Sınav Anı:
Sınava gireceğiniz sınıfı yada amfiyi önceden gidip görün.Sıranıza oturun ve kendinizi sınav anına hazırlamaya çalışın.Bu size sınav günü çok yardımcı olacaktır.
Sınav günü sınıfınıza çok erken girmeyin,bu sizi farkında olmadan strese sokacaktır.
Sınav kağıtları dağıtılmadan önce mutlaka lavaboya gidin.
Sınav sorularının belli kısımlarında takılmanız çok normal ama unutmayın siz zorlanıyorsanız büyük çoğunluk da aynı sorularda zorlanacaktır yani bir soruda uzun vakit harcamayın.
Sınav Sonrası:
Kendinizi üzmeyin,elinizden geleni yaptığınızı unutmayın.Ne kadar iyi geçerse geçsin etrafınızdaki insanlar moralinizi bozabilir,buna izin vermeyin.
Umudunuzu asla kaybetmeyin,beklediğiniz sonuçlardan kat be kat geleceğine ben eminim:)
Kendinize sınavlar bittikten sonra işkence etmeyi bırakın;iyi ya da kötü olan oldu zaten:)
***
Verebileceğim belli başlı tavsiyeler bunlar,inş.yardımcı olabilmişimdir^^
Şimdiden sınava girecek herkese başarılar,umarım hepiniz yıl boyunca ve sınavdan sonra çoook mutlu olursunuz..





9 Temmuz 2014 Çarşamba

Ben Geldiiim^^

    Yazmaya başlayacağım uzun zamandır da  sıcaklara mı atmalıyım suçu bilemiyorum bir türlü elim gitmiyor klavyeye.Sonunda oturabildiğime göre uzzuun bir post yazmalıyım sanırım:)

    Sınavlar bitti derken biz de bittik ayıptır söylemesi^^Nasıl diyeyim yiyip bitiriyor sizi endişe,olacak mı olmayacak mı derken..Sonuçlar açıklanana kadar da hop oturduk hop zıpladık hop amuda kalktık ama o günde geldi çattı vesselam. Çok şükür ki beklediğimden kat be kat iyi bir sonuç geldi de bu sefer sevinçten zıplamaya başladım :))Sınava gireceklere tek verebileceğim tavsiye ümidinizi asla kaybetmeyin,her şey düzeliyor..
   Ehem ehem karşınızda bugüne bugün bir hukuk öğrencisi duruyor sevgili okuyucularım :))) (Yazarken bile geniş geniş gülümsüyorsam:))
       Yazın rehavetinden mi yoksa üşengeçliğimden midir bilinmez bol bol uyuyorum bu yaz,bundan birazcık da olsa şikayetçi olsam da elimden bir şey gelmiyor,esnemeden zaman geçmiyor^^
   Neler yaptım diye düşünürken fazlaca kitap okumadığımı fark edip kendime kızıyorum bir kez daha,ne zaman bir kitaba başlasam sonunu tahmin etmeye de başlıyorum,bu da beni kitaptan soğutuyor.Halbuki ne çok severim mutlu biten hikayeleri!Umarım bu alışkanlığımdan da sipariş edeceğim kitaplarla kurtulabilirim.
İnstagram hesabımı takip edenler bilir geçen de kitaplığımı temizlemeye kalkıştım,uzun zamandır ilgilenmediğimden toz kaplamış canım kitapların üstünü..Ucundan başlayayım dedim,hepsini yığdım yere ama az kalsın ben de yığılıyordum yanlarına^^.Bir yandan söyleniyorum 'bu kadar kitabı hangi ara almışım ben?!' diye bir yandan da düzenlemeye çalışıyorum onca kitabı. :) 
Kitapları yerlerine tekrar koyarken onları okuduğum zamanların gözlerimin önüne gelmesi ve o anı tekrar yaşamayı çok seviyorum.renkler,kokular...Sanki zamanda yolculuk yapıyormuş gibi bir his,başka türü nasıl açıklarım bilmiyorum:))
Kitapların hatırı sayılır bir kısmı ancak bu şekilde sığıyor bu raflara:))
Yaz demek benim için bir nevi de dizi,film demek,bu yüzden olsa gerek film veya dvd kolleksiyonu olanlara ve onları evlerinin/odalarının bir köşesinde sergileyenlere her zaman özenmişimdir,ileride bana da nasip olur inş.:))
Bu aralar neler izledim onlardan bahsedeyim kısa kısa.

    Lee song ki bir dizide oynayacak da ben de izlemeyeceğim,imkanı yok!^^Polisiye ve romantik ayarını mükemmel şekilde dengeleyebilen nadir Kore dizilerinden biri bana göre. Eun dae gu(Lee Song Ki) ve Yeo Soo Sun (Go Ah Ra)nın başrolleri paylaştığı dizi ilk bölümden itibaren favorilerimi yerleşti. Sizler ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben bugünlerde yayınlanan dizileri bir türlü hazmediyorum,bir yeri mutlaka aşırı oluyor,duygusallık,aksiyon... Ama bu dizi nedense bana önceden heyecanla ve yerinde duramayarak izlediğim dizileri hatırlattı,bence bir şans verin,pişman olmazsınız:)
Bu diziye de adından dolayı başladım açıkçası.küçüklüğümden beri Güzel ve Çirkin masalı diğerlerinden daha ayrı,güzeldir benim için.Beastly adlı kitabı ve filmi de bu yüzden çok sevmiştim.Şimdi de farklı bir formatta dizisini çekiyorlar masalın,bendeki mutluluğu hayal edin^^ 
Şimdiye kadar 2 sezonu yayınlanan dizinin 3.sezon için onay alıp almayacağı bildiğim kadarıyla hala belli değil,bence bir sezon daha sürüp olayları tamamlamalılar. 
Bu dizimizde polisiye-aşkın iyi dengelendiği(en azından çalışıldığı) ve oyuncu kadrosunu beğendiğim bir yapım.Sadece 2.sezon birincisi kadar sarmadı beni o kadar.(Çabuk sıkılan bir yapımın olduğunu söylemiş miydi:D)

  Ağlaya ağlaya bitirdiğim bu kitabın muhteşem filmi sonunda çıktı!Ne yazık ki ben gidemedim hala:/(Bu sıcaklar beni öldürecek!:) En kısa zamanda izlemeyi istediğim sayılı filmlerden biri Aynı Yıldızın Altında filmi.
Oyuncularını bile şimdiden çk sevdim,rollerine çok yakışmışlar bence.(Film yada dizilerin içerikleri hakkında son bölümlerine kadar bitirmeden bir şey yazmak istemiyorum,kendime not:en kısa zamanda dizilerle ilgili bir post yaz!^^)
Ve kitabın en sevdiğim repliğinin fragmanda yer alması da bir lütuf bence:D
Evden çıkmayan ve şu günlerde baykuşlar gibi gece ayakta sabah uyuyan biri olarak bahçeye çıkmamda bir başarı değil de nedir?:)) Hem anneme yardım edeyim hem de toprakta azıcık yorgunluğumu atayım dediysem de başıma güneşim geçmesinden kendimi kurtaramadım,2 gündür hafifçe rahatsızım:/
Bazı günler vardır,aynı şarkıyı dönüp dönüp dinlersiniz ya,ezberleyene kadar.İşte şimdi beni o muhteşem ezber listemden(!):)) birkaç parça paylaşmak istiyorum müsaadenizle.^^

Yalın'ın Yeniden şarkısı trend olmuş bir parça sanırım,dinlemeyen kaldıysa eğer hemen dinlesin,neşelensin^^ 

Tolga Çevik'i oldum olası çok sevmişimdir,özellikle o mimikler,hareketler ben de her daim gülme isteği uyandırıyor:))Tolga Çevik deyince bile geniş geniş gülümsediğim düşünülürse Minikle şarkıları çıktığını duyunca hem çok şaşırdım hem de çok sevindim.Çok tatlı bir şarkı olmuş bence,siz ne dersiniz?:)
Romeo ve Julıet kitabından çok sevdiğim bir alıntıyla bu posta da son veriyorum,
kendinize iyi bakın heeep mutlu kalın:))
instagram hesabım için tık tık
twitter hesabım için tık tık :))