14 Temmuz 2015 Salı

Burada Dursun Dediklerim...


Burada dursun diye yazıyorum bu kısa olmasını ama devamının nasıl gelişeceğini bilmediğim bu notu.
Kendinizi sevin... Sizden beklenilenleri artık haddinden fazla umursamayın ve kendinize gerçekten-ananenizin saksıdaki çiçeklerine verdiği önem kadar- önem verin.
Kendinizi sevin ve yalnızlığınızla da mutlu olunabildiğini görün.Bunu 'yalnız kalın öyle daha iyisiniz 'demek için söylemiyorum .Sadece her insanın yalnız olduğunda da mutlu olabildiğine dair ufak bir umut var içimde. Her zaman yanınızda biri olmayacak unutmayın,bir gün konuşacak biri olmadığında yamacınızda ya da en oluru kimseyi istemediğinizde bir de bu duruma canınızı sıkmayın.
Kendinizi sevin.Siz sizsiniz ve bundan daha güzeli düşünülümezdi.
Dış görünüş mü atılan kahkahaların sayısı mı,hepsi fasa fiso.
Gerçek ve içten bir tebessüm gününüzü aydınlatsın.Olduğunuz gibi davranın.
Güveneceğiniz insanları doğru seçin ve onlara sırtınızı yaslamaktan korkmayın.
Sizi büyüten insanların fikirlerini kulak ardı etmeyin.Onlar sizin radarınız gibi,sizin için en güzelini düşünen insanlara önem vermek kadar rahatlatıcı bir şey var mı?
Her gününüzü dolu dolu yaşayın.Evde uzanmak da buna dahildir bana göre.Toplumun sonu bucağı görünmeyen o saçma ön yargılarına siz de destek olmayın,yenilikçi olun.
Kendinize bir demet çiçek alın gerektiğinde.Çok zor değil,her şeyi başkalarından bekleyemezsiniz.
Yakın arkadaşlarının kapısını çikolata,kucak dolusu cips ve zilyon tane filmle çalmak kadar doğal bir şey olamaz.
Güzel bir günü bir kupa kahveyle taçlandırın ya da neyi seviyorsanız onunla.
Ağlamamak için kendinizi sıkmayın,o an ağlarsanız bu içinizden geldiği ve öyle hissettiğiniz içindir.Kimin ne düşüneceği 10 saniyeliğine umurunuzda olmasın.
Yaşadığım için biliyorum o ve bu tarafından  yargılanmak için izin veren kendimiziz.Her insana sınırlarınızı açmayın ya da uyarın onları,içinizin almadığı konular hakkında.
Dünya barışı hakkında atıp tutmayı atın bir kenara.Siz sokaktaki yol kenarında oturan muhtaç insanlara gülümsemekle başlayın işe.
Hepsinden önce aynanın karşısına geçip:
-Merhaba,deyin maskesiz halinize.
 Dediğim gibi 
siz olabilecek en güzel haldesiniz,bu halinizle muhteşemsiniz.

12 Temmuz 2015 Pazar

Şimdinin ve geleceğin gözdeleri vol-1


 AYAKKABI VE AKSESUAR TASARIMCISI: MURAT KAYNUN
   Ayakkabılar her zaman için biz bayanların en büyük tutkusu olmuştur ve bir ayakkabıya vurulduğumuzda -buna ilk görüşte aşk da diyebiliriz:D - onun bize ait olduğunu hayal etmeden duramayız- en azından benim için böyle.Eh kimse albenileri olmadığını iddia edemez Şunu söylesem abartmış mı olurum bilmiyorum ama bir ayakkabıyı gördüğümde nefesim kesildiği ve dakikalarca kendilerini incelediğim dahi oldu:D

  Bir kere istisnasız kendimizi en iyi  ifade edebildiğimiz parçamız; ayakkabılarımız.Unutmayın dost yüze düşman ayağa bakar derler.
  Tasarım çalışmalara göz atarken-ki size yardımcı en iyi sitelerden biri zet- kendi alanında dünyada parlayacak bir isme rastladım :Murat Kaynun. Sitede dolaşırken 20-25 sekme açtığımı ve seçtiğim çoğu ayakkabının imzasını taşıyan kişi olduğunu gördüğümde tasarımlarını inceledim ve abartmadan söylüyorum hepsi birbirinden iyi,''hayal gücüne güvenirim ama bu kadarı da fazla'' dedirttiler bana.


Vintage veya retro giydiğinizde garip karşılanan ve ön yargılarını yıkmakta zorlanan bir toplumda yaşıyoruz, hayliyle bu giyim tarzında kıyafet ve aksesuar bulmak da çok zor.Ya giyilemeyecek derecede yıpranmış ya da ütopik derecede kıyafetlerle alakası olmayan tasarımlara denk geldim lakin gördüğünüz tasarımlar en azından ayakkabı konusunda çok sıkıntı çekmeyeceğimizi gözler önüne seriyor.
Geçmiş ve gelecek bu kadar güzel harmanlanabilirdi.


(Biraz da filmvari değil mi çalışmalar?Bana Hunger Games ve Hobbit filmlerini hatırlattı.)
Dış görünüşümüz kişiliğimizi yansıtamayabilir,bizi 'kendimizden' tamamen farklı gibi gösterebilir peki sırf insanlar bu giyim tarzını benimseyemiyor diye kendimizden ödün vermek de ne kadar doğru?Neden düşündüğüm şekilde yaşayamayayım ya da giyinemeyeyim? Dikkat çekiyorsun diyenlere tek bir cevabınız olsun ''alışacaklar.' Alışamasalar bile bu sizi üzecek raddeye gelmesin,söz konusu olan kendi düşünceleriniz.Kimsenin sizi yargılamaya ya da uzun bakışlarla rahatsız etmeye hakkı yok.
Siz kendinizi sevin,işte bu dünyanın size kucak açması için bir sebep daha size:)
Gelecek vaat eden ve ileride çalışmalarını daha çok görmek istediğim tasarımcımızın çalışmalarıyla sizleri baş başa bırakıyorum,ona da buradan başarılar diliyorum.








Kendinize iyi bakın,mutlu kalın:)


 (NOT:Bu alan hakkında profesyonel derecede bir bilgim yok ,sadece halktan biri olarak yer veriyorum bu eserlere.Uzun lafın kısası acemiliğimi hoş görün:) )