1 Mayıs 2014 Perşembe

   Güzel,en azından öğlene kadar ışıltılı olan bir günün sonunda en iyisi uzun zamandır ertelediğim-bunu sık yapmaya başladım sanırım:/-yazımı yazayım dedim.
   Kitap okumaya son hız devam ediyoruz tabi ki de.Yeni ve uzun zamandır okumak istediğim kitapları edindim.
William Shakespeare'nin çağları esen eserini okumak -şükürler olsun-bana da nasip oldu.nasıl bir kalemdir bu hala anlayamadım.Karakterler arasında mükemmel atışmalar,Romeo ve Julıet'in dillere destan aşkı,iki aile arasında kavga ve sonu her sayfası ayrı güzeldi.
Beğendiğim birkaç repliğe yer verecek olacaksam:
-Öğret bana nasıl unutulur düşünmek?..
-Yarayla alay eder yaralanmamış olan.
-Ah,uzaktan nazik görünen aşk 
Nasıl da acımasız ve kaba denendiğinde!
-Ama sevgi güç verir,zamansa imkan
büyük engellerde bulur,büyük hazzı insan.

Nazan Bekiroğlu'nun 2003 yılı deneme ödülü alan Cümle Kapısı kitabını okumak uzun süredir aklımdaydı,bugüne nasipmiş demek ki..Bu kadının kalemi her halde muhteşem! Nazan Hanımın kitaplarını okudukça  kalemimin zayıflığına hayıflandım.''Ben de bir gün böyle yazabilmek istiyorum yaaa!'' diye kendimi o duvardan bu duvara vurdum(lafın gelişi tabi ki:))
***
-Sus dediler ona ve öğrencilerini sustur!nasıl olur?dedi:''Bunlar sussa taşlar bağıracak!''Gören ruhun gördüğünden geri dönmesi mümkün mü?
-Nisan yağmuru.bir tarafı şifa,bir tarafı ölüm.
-Aşk,adından geçmek değil mi?
25 Nisan benim doğum günümdü de hehe^^ Gece oturmuş amaçsız amaçsız nette gezerken Google'ı bir açtım ki bu yazıyla karşılaştım.Nasıl olur diye düşünürken hesabımı açık unuttuğum aklıma geldi^^Yine de Google beni bu sene çoook mutlu etti:))
Yurtta yapıp yapabileceğimiz bu kadar olsa da bu kadar stresin,sınavın,yazılının arasında hiç eğlenmediğimiz kadar eğlendik.Değişik tarzda müzikler açıp bizlere neyleri anımsattıklarını konuşup,bolca dans edip şarkılara bağıra bağıra eşlik ettik! Haftanın en güzel akşamıydı kesinlikle^^
Çalış,çalış nereye kadar?!Ben okumakla mı geçireyim ömrümü diye feryat figan etsem de dönüp dolaşıp yine kitapların başına geçiyorum. 2 ay ve bitirmem gereken bir ton konu var,bakalım nasıl bitireceğiz bu kadar konuları,hayırlısı...Coğrafyayı görünce kendimden geçiyorum zaten,ayrı bir sınav yapsınlar bu derse bence!Bak,görüyor musun yine alev aldı beynim!
(Coğrafyayı düşündükçe ben:))


Karlar Ülkesi animasyonunu eğlenerek izledim ve kendileri en sevdiğim animasyonlar arasında yerini aldı.Film müzikleri ,Kardam adam Olaf ve replikleri çok hoştu.Animasyon severler kaçırmasın bence(Bakmayan kaldıysa tabii:D)Kaç yaşına gelirsem geleyim animasyon manyağı olarak kalacağım herhalde:))
(Animasyonu bitirdikten sonra ben^^)
Olaf'ı(kardan adamı)yirim be,yirim!!
Kitabına bayıla bayıla okuduğum Uyumsuz'un filmi de nihayet gösterime girdi.Dünya çapında çok okunan kitapların filme uyarlanmasına bayılıyorum,her ne kadar bazı şeyler hayal ettiğim gibi olmasa da..Şimdilerde de Aynı Yıldızın Altında kitabının uyarlamasını bekliyorum ,hemmen çıksa da izlesek artık:)
Filme gelecek olursak aksiyon,bilim kurgu ve romantik konularını tam ayarında işleyen,konuyu sizi boğmadan veren bir filmdi.Tabi ki de beni en çok çeken Tris ve Four'un aşkı oldu.(Burada spoilere girdim sanırım hehe^^)İnsanları baskın oldukları özelliklere göre ayıran bir dünyadan bahsediyor filmde.Fedakarlık,dürüstlük,cesurluk-bence kaçıklık-dostluk ve bilgelik seçilebilecekler arasında.Asla onaylanmayan şeyse iki yada üçüne birden yatkın olman.İşte o zaman bir Uyumsuz oluyorsun ve böyle insanlardan kolaylıkla kurtuluyorlar.Film Beatrıce(yani Tris'in)bir topluluğa katılması için teste girmesiyle başlıyor vee-Daha fazla anlatmayacağım ,okuyun,izleyin, sonra da yorumlarınızı bizimle paylaşın:))
(Filmi izlerken ben:))
suakolik blogunda beni mimlemiş,bakmadan geçmediği bloglar arasına beni de eklemiş,buradan kendisine teşekkürlerimi gönderiyorum.Beni çook ama çook mutlu ettin.:)
Birkaç tane de ben paylaşayım o zaman:
İzlemeye yenice başladığım ve sadece altı bölümü yayınlanan bu dizi beni benden aldı.O kadar hüzünlü ve o kadar güzel ki gözlerim dolu dolu izliyorum-_- Kore dizilerinden genelde kızlar ilk önce aşık oluyor,sonra bizim oğlanlar harekete geçiyor ama bunda esas oğlanımız kızın peşinde koştu durmadan hehe^^Hayat şartları ikisini de bambaşka yerlere savursa da bence sonraki bölümlerde tüm engelleri aşıp mutlu sona ulaşacaklar:))Dizinin özetini de şöyle yayınlayalım o zaman

Esas oğlanın genç halini  çok sevdim ben bu dizide.Ne odun,ne sinir bozucu derecede gıcık ne de patavatsız.Tam ayarında tatlı,sevimli,kibar mı kibar bir Kore dekilanlısı(Tabi bunu kendisini çok sevmem de etki ediyor olabilir hehe^^bkz:Kang Ha Neul)

Benden bu kadar efendim,uzun zamandır yazmadığımdan olsa gerek hamlamışım azıcık.
Kendinize iyi bakın,gülümsemeyi unutmayın:)