14 Eylül 2013 Cumartesi

Kitap Ayraçlarım Benim^^

  Bu yazıyı daha önce paylaşmıştım aslında,blogu ilk açtığım zamanlarda.Ama şöyle dönüp bakınca fotolarını çok beğenmeyip yazıyı kaldırdım ve anında pişman oldum.Pişmanlığımı azaltmak için de yeni bir post yazmaya karar verdim.
(Tabi ki de bunları ben yapmadım! O kadar gelişemedim daha:D)
  
   Kitap ayraçlarına kitaplar kadar önem veren biriyim ve kitap ayraçları yapmak ya da toplamak ben de bir tür hobi haline geldi^^Sizlerle de özenerek sakladığım kolleksiyonumun kapılarını açmaktan mutluluk duyarıme efenim!^^
Benim için her şey kitap ayracı olabilir.Peçeteyi bile kitap ayracı olarak kullanan biri olarak söylüyorum bunu^^
Söyleyecek fazla bir şey yok aslında.Kitap ayracı olmadan kitap okunmaz efendim okadar!^^
Kendi yaptığım kitap ayraçlarını kullanmayı daha çok seviyorum.Bunlar doktorların kullandığı abeslanklardan yaptığım ayraçları.Bükülme yada görüntüsünün bozulması gibi bir derdi olmadığı için çantamda rahtaça taşıyabiliyorum.
Kitaplara uygun kitap ayraçları kullanmak , giydiklerimin uyumuna önem vermek gibi bir şey benim için.Hem kitap ayracını seversem kitabı okumak için biraz daha can attığım su götürmez bir gerçek^^

   Bunlar da diğer kitap ayraçlarım.  (Özellikle ayraç şeklinde olanı çok seviyordum,bir arkadaşıma hediye edene kadar bolca kullandım:)


Kedili kitap ayracını origami sanatı ile yaptım.(Yapımı için tık tık)
Carpe Diem kitaplarını okuyanlar iskelet adamı muhtemelen biliyorlardır zaten(Kitap ismi:Siz Adamı Ölmekten Güldürürsünüz)^^
En altta soldakiler de hazır ayraç kolleksiyonum^^
Bunlar da yeni yaptıklarım.
Sağdakine baktıkça içim rahatlıyor,kendimi nedensiz bir şekilde özgür hissediyorum.
(Sağ taraftaki ayracın resmini bir blogda görmüştüm ama hangi blogta olduğunu hatırlamıyorum,kendim de biraz yorum katarak yaptım tabi ki de.)
Bu kitap ayraçlarımı da çok severek kullanıyorum ^^
 İstanbul'da yaşamak istediğim için olsa gerek İstanbul yazılı olanı gördüğümde aşık olmuştum!:)
***
Biraz da internette gezinirken gördüğüm kitap ayraçlarından paylaşayım.

Ben bunlardan yaptım hehe^^Herkes çok beğendiği için arkadaşlarıma birer-ikişer hediye etmekten elimde kalmadı:D

Çok aradığım halde bulamadığım kitap ayracı çeşitlerinden biri daha.Oku okuda benzerleri olsa da bu kadar güzelini bulamadım maalesef..

Çok güzel ya!En kısa zamanda bundan bir tane yapmayı düşünüyorum:)



Şu fili gördükçe yüzümde bir gülümseme oluşuyor,çok tatlı yapmışlar yaa!



Hepsini alıp bağrıma basasım var ama elden ne gelir.^^
Umarım bir gün koliler dolusu kitap ayracım(ız) olur diyerek  postuma son veriyorum.

Sizin de fikirlerinizi duymak isterim.. Yaptığınız  kitap ayraçlarını göstermek istiyorsanız link veya mail atabilirsiniz.
(ummaneltan@hotmail.com)
Mutlu kalın,kalbinize iyi davranın^^





8 Eylül 2013 Pazar

BEN BUGÜNLERDE#4

(Bu postları yazmaya bayılıyorum ya:))
Malum eylül geldi,soğuklar yavaş yavaş baş göstermeye başladı.Hayliyle benim de eller,ayaklar ''Bak, buz kesiyoruz.'' diye uyarı göndermeye başladı.Neden bu kadar üşüdüğümü ben de bilimiyorum ki:/Herhalde bu psikolijiyle kazaklarımı çıkarıp sonbahara hoşgeldin deyip rafları biraz daha kalın giysilerle doldurmaya başladım.
Efendim kazaklar çıkarıldı,kilo almış mıyım ya aldıysam ne olacak bu kadar kazak diye hayıflanarak tek tek denendi ve düşündüğümün aksine kilo verdiğim anlaşıldı.Mutluluğu düşünün bendeki:D 
(Farkettiğiniz üzere aynı kazağın farklı tonlarında yeni aldığımız birkaç kazak var.Annemle giyim zevkimiz sadece burada mı  uyuşuyor acaba^^)
Diğer postları okuyanlar bitki çayına olan tutkumu bilir.Çayın yeri Türk de ayrıdır ama ben de bu hoş kokulu çayların yeri daha bir başka.Onlarsız mevsimler nasıl geçer? Şu süslü püslü cupkeklerin yanında benimkiler sönük kalsa da kendimi geliştireceğim.Şu okul bir bitse kursa falan mı gitsem diye düşünmekteyim.
Evin kalbi mutfakta atıyor doğrusu ve ben de çoğu bayan gibi mutfakta vakit geçirmeye bayılıyorum.Ne bileyim ,bazen bir çay yapmak bile beni mutlu etmeye yetiyor^^
Kitap okumadan hafta geçirilir miymiş?^^Kitap bambaşka bir alem,bir dünya.
Bu hafta bitirdiğim kitapta Fırsatçı'ydı.Genel manada beğensem de mutlaka okuyun diyerek sizi köşeye sıkıştıracağım kitaplardan da değildi .Yine de yazarın etkileyici ve akıllardan çıkmayan bir anlatımı olduğunu da inkar edemem.Hala durup durup sonuna şaşıyorum zaten:)
Bu hafta evden çıktığımyegane günde(ev kuşu olduğumu inkar edecek değilim:)) kargomuzu sahibine yolladım(sonunda!)^^Kutunun kapağını bir defterime yaptığım tasarımdan faydalanarak yaptım.(Gazete kağıtlarını farklı boyutlarda keserek çeşitli şekillerde yapıştırmıştım.Oldukça hoş görünümlü bir defter kapağı olmuştu^^)Umarım kargoda fazla yıpranmaz kutumuz(Bu arada şimdiden bilgilendireyim eylül ayı çekilişini kırtasiye malzemeleri üzerine yapacağım,siz ne dersiniz?)

Okulun açılmasınu bahane ederek kırtasiye alışverişine atladım hemen.Lazım bunlar,lazım yoksa ben hiç alır mıyım kırtasiye eşyası:)
Faber Castell'den bir türlü vazgeçemiyorum fark ettiniz mi^^Ne zaman alışveriş yapsam en azından bir kalemi oluyor aldıklarımın arasında.Kaliteli ürünler yapıyorlar ki alıyoruz değil mi^^
Yukarıdaki  keçeli kalem serisine bayıldım!Eve gelince ilk işim renklerini denemek oldu çok güzel pastel renkler olduğu görünce sevinçten bayılıyordum.Çünkü çoğu keçeli kalemde pembe,yeşil deyince cırt cırt renkler oluyor ve maalesef  bu renkleri o kadar da kullanışlı bulmuyorum .
-Genelde ders çalışırken kullandığım için- Soğuduğum derslerde bana yardımcı olacaklarını ve az biraz sevdireceklerini umuyorum^^
Tweety'li not defterinin yanındaki kalemde çok kullanışlı.Günlüğümü yazarken renkli kalemler kullanmaya bayılıyorum ama o kadar renkli kalemi çantamda taşımak zor oluyor.Her derde deva bu kalem artık sorunlarıma çözüm olacak gibi görünüyor:)
Şu tatlılığa bakar mısınız?! Kuzenim diye demiyorum şimdiye kadar hiç bu kadar uslu bir erkek çocuğu görmemiştim.(Tabi bu tatlılığıyla yaramazlıklarının üstüne örtüyor da olabilir^^)Çocuk gibi bizde kalsın diye yalvardım dayıma,bendeki bu çocuk aşkı neler söyletiyor görüyor musunuz:D Entel kuzenim benim, uykusu gelince pikeyi çekip getiriyor,bırakıveriyor ayaklarınızın dibine,konuşmasına gerek yok ki çocuk neden onunla uğraşsın değil mi ama:)
Okunacak kitaplardan seçtiklerim şimdilik bu kadar.(O kadar fazla ki seçip seçip okumak durumundayım^^)En kısa zamanda okuyup bitirmeyi planlasamda bence her kitabın bir okunma zamanı var ve herhangi bir kitabı bu zamandan önce okumaya başlasam da yarım bırakıyorum.İki yıldır elimde olan kitabı yeni okudum mesela ve o kadar keyif aldım ki anlatamam.Kısacası zamanı gelince hepsini okuyacağımı umuyorum,ah bir de bu kadar güzel, yeni yeni kitaplar çıkmasa^^
Yine geometri çalışıyorum, daha doğrusu çalışmaya çalıyorum.Sorular gittikçe zorlaşınca ''Çözmicem ben geometri falan!'' diye trip atmaya başlamam dakikalar sonra olsa da...En sonunda güzel bir çalışma yöntemi buldum.Çözemediğim sorular üzerinde saatlerimi harcamak yerine birkaç gün sonra dönüp bakıyorum.Böylece çoğu soruyu çözebildiğimi fark ettim,moralim düzeldi.
İşte böyle bir seansın başındayım bu fotoğrafta da.Anında uykum gelmese ben de kahveye sarılmazsam olmaz tabi^^Şu geometri olmasa ne olurdu sanki,ne olurdu?!:)
Bool resimli postumuzun daha sonuna geldik.Yüzünüzde gülümsemenin hiç eksik olmaması umuduyla...








6 Eylül 2013 Cuma

ne okudum ne izledim?

                                                              NE OKUDUM?
    Kalbini bir kez verebilirsin ondan sonraki her şey ilk aşkının peşinden gelir.
Kitap Adı: Fırsatçı
Kitap Yazarı: Tarryn Fısher
Kitap Sayfa Sayısı: 316
Kitap Yayınevi: Aspendos
Kitap Türü: Roman
            
  Kitaba başladığımda iki günde bitireceğimi düşünmemiştim.Bu kadar ince kitap okumayalı o kadar uzun zaman olmuş gibi geliyor ki^^
  Kitabın genel konusu aşk üzerine kurulu.Sevgili kızımız Olivia'nın kaybettiği ilk aşkını geri kazanma çabalarını anlatıyor.
Olivia için herkes sığ,katı kuralları olan,ruhu yetmişi çoktan bulmuş bir genç kız diyebilir ama kimse kararlarından dolayı Olivia'yı suçlayamaz.İsterse bir denesin,gözünü oyar!^^Anlayacağınız kızımız pek bir başına buyruk,eğlencede falan gözü olmayan biri.
Ama bir gün karşısına unut(a)madığı eski sevgilisi çıkarsa ve kendini onu kazanmaya çalışırken bulursa?...
Herkes tarafından beğenilenCaleb, yüzüne bile bakmayan bir kızla tanışınca ister istemez ona doğru çekilir.Ah canım,başına neler geleceğini bilseydi mıknatıs bile olsa o kıza yaklaşmazdı^^
Geçirdiği trafik kazasından sonra hafızasını kaybeden Caleb elindeki nişan yüzüğünü kime vereceğini bile hatırlayamamaktadır...
Hayatta olmaz dedikleri başına gelirmiş insanın.Bu da hayatın dalga geçme yöntemi olsa gerek:)Bir kere aşık olduğun adama kaç kere daha aşık olabilirsin ki?İşte Olivia'nın içindeki insanı gün yüzüne çıkardığı anlar:)
Sonunda ağzım açık kaldı,iki-üç gün nasıl ya diye dolaştım ortalıkta.Bir şey demeyeceğim,kendiniz okuyun görün:)
Puanım:
***
NE İZLEDİM?
(Daha doğrusu izliyorum^^)
WHO ARE YOU?
Yazar-yönetmen:Jo Hyun Tak
Yazar:Moon Ji Young
Yayınlandığı Gün-Saat:Pazartesi-salı 23.00

Diziye başladığımda bu kadar korkutucu olduğunu tahmin etmemiştim! Hayaletler falan ,gece gece bayağı tırstım oturduğum yerde^^Yine de bu kadar güzel olabilirdi,çok bağlandım ben bu diziye,çook:)
(Bu kadının artık iyi mi kötü mü olduğuna bilmiyorum ki ben:)Bir dizide iyi olur diğerinde olabildiğine kötü.Bu dizisinde kendisini aşmış,çok beğendim oyunculuğu.Benden geçer not aldın So e-Hyun!:))
***
Dedektif Yang Shi-on geçirdiği kazadan sonra hafızasını kaybeder ama daha büyük sourn vardır ki artık yaşamayan insanları da görebiliyordur ve kendini onların davalarıyla uğraşırken bulur...
Dedektif Cha Gun-woo  kayıp eşyalar bölümünden olabildiğince hızlı ayrılmaya çalışmaktadır.Bölüm şefinin bayan olduğunu öğrenince ufak çaplı(!) bir kriz geçirir.Şefinin uzun zaman önce kapanmış dosyaları neden tekrar açtığını sorgulamaya başlar...
***
Dizinin 11 bölümü yayınlandı,diğer bölümleri nasıl bekleyeceğim bakalım:)
Buradan yönetmene ve yazara sesleniyorum.Lütfen lütfen sonunu mahvetmeyin.Güzelce biten bir final izleyelim,adınız Kore dizilerinin tarihine altın harflerle yazılsın!

Siz neler yapıyorsunuz?Diğer posta kadar mutlu kalın^^










1 Eylül 2013 Pazar

BEN BUGÜNLERDE#3

   Uzun zamandır internete beş dakikalık girebildiğim için-yurt kuralları:/- yazı da yazamıyordum.Şükürler olsun ki dün eve geldim!-Anlayacağınız üzere mutluluktan ölüyorum:)-

   İlk başta şuna değineyim: Çekilişimizin kapandığını biliyorsunuz.Bugün sonuçları açıklayacağım.-Ne zor işmiş arkadaş, elim ağrıdı.O ağrıdıkça ben mutlu oldum ayrı mesele^^-
Harika ötesi bir kahve keşfettim.Keyif Sanat Kahvesi...O kadar rahat ve orjinal bir yer ki,hani böyle bir yere girersin resmi davranmak gerekiyormuş gibi hissedip kendine çekidüzen verirsin.İşte burası tam tersi bir yer,olduğun gibi davranmanın rahatlığını iliklerime kadar hissettim.Dershaneden kaçıyorsam bilin ki buradayımdır^^
Yeter ki arkadaşlarım olsun yanımda diyenlerdenim bende. Kahkahaya boğulduğu ne kadar anım varsa neredeyse hepsinde bu iki dostum yatıyor^^ Oyunun başlarını görüyorsunuz-tabi ki de ben yendim:)- ne kadar oyun varsa oynamışız,çocuk tarafımız ağır bastı yine:D
Yok yok ağlamıyorum,gözüme toz kaçtı:/ Allahım nasıl bir kitaptı öyle?!İki günde bitirivermişim ,tabi etkisinden çıkmam o kadar kısa sürmedi...Augustus sen nasıl bir şeysin sen ya?!Gerçek hayatta varsan bana bir görünsene sen:)Ağlamaktan helak oldum,sadakat ve aşk bu kadar duygusal ve içten anlatılabilirdi.Her cümlesi ayrı etkileyici olan bu kitabı okuyanlar okumayanlara duyursun,okumayan kalmasın efendim!:)
İçini de ben biraz(cık!) süsledim. Sanki tamamen bana aitmiş gibi hissetmeme yol açtı.Ciltli kitaplarda bunu yapmayı düşünüyorum..
En sevdiğim alıntıyı yazmadan geçersem olmaz,içimde kalır:)
''Seni seviyorum ve doğru şeyleri söylemek gibi basit zevklerden kendimi mahrum etmeye pek meyilli değilim.
Seni seviyorum ve sevginin boşluğa atılan bir çığlık olduğunu
ve unutulmanın kaçınılmazlığını,
herkesin ölüme mahkum olduğunu 
 ve tüm çabalarımızın toza dönüşeceği bir günün geleceğini biliyorum
ve güneşin elimizdeki tek dünyayı yutacağını da biliyorum 
ve 
seni seviyorum...''
(Gel de bu çocuğa aşık olma!^^)
Yeni yerler yeni insanlar...
Aramıza fazla karışmak küçük,hep olduğun gibi tertemiz kal.Acı gözyaşları dökülmesinden umutla parlayan gözlerinden.
Aramıza pek fazla karışma sen küçük,hep böyle çocuk kal:)
Şu tatlılığa bakar mısınız?!Kaldığımız yerin karşısında oturan sevimli çifti çekmeden edemedim.Her akşam güneş batarken kapının önüne çıkıp sohbet ediyorlar,o kadar  huzurlu görünüyorlar ki,bana da bulaştırdılar:)
''Sayılı günler içinde bana bir sonsuzluk verdin ve bunun için sana müteşekkirim...''
Kırtasiye aşığından daha ne beklenebilir ki?^^Mickey Mouse'lu deftere vuruldum resmen.
Nasıl kıyıp da yazı yazacağım bilemesem de :) Stickerlarım hepsini yurttaki valizimde unutmuşum bu da yeni sticker almak için  bana bahane oldu^^ Kalemler Faber Castell'in Ocean serisinden.dört tane mavinin farklı tonlarında kaleme yer veren bu seriye bayıldım.Kırtasiyelerde kolaylıkla bulabilirsiniz:)
 Evet bu postumuzun daha sonuna geldik:)Siz neler yapıyorsunuz?(Malum eylül ayına girdik,yorucu dönem tekrar başlıyor^^)
(Bu arada benim biricik arkadaşım blog açmış,nasıl sevindim anlatamam. Bakmak için tık tık:)