31 Temmuz 2013 Çarşamba


ÇEKİLİŞ VAR!^^

İlk defa çekilişe katılacağım.Bayağı heyecanlandım şimdi^^
         1-Kitapseverler blogunun çekilişi var!
Çekiliş hakkında bilgi için buraya bakabilirsiniz.
            
            2-Lulabi Butik 'in bi' çanta dolu hediyesi varmış!:)
Çekiliş hakkında bilgi için buraya bakabilirsiniz.

            3-Merve Yıldız 'ın mükemmel bir çanta çekilişi var!:)
çekiliş hakkında biligi için buraya bakabilirsiniz.


                  
4-Okuyan Kızlar Klubünün çok güzel bir kiyap çekilişi var:)
çekiliş hakkında bilgi için buraya bakabilirsiniz.
                  5- Matmazella blogunun çok tatlı bir çekilişi var,bence bir bakın^^
çekiliş hakkında bilgi için buraya bakabilirsiniz.

      6- Deniz Havası'nın çok güzel bir çekilişi var:)çekiliş hakkında bilgi için buraya bakabilirsiniz.
                
                 7-Kitap Telvesi'ndeki çekilişe bir bakın bence:)
çekiliş hakkında bilgi için buraya bakabilirsiniz.






.
       



30 Temmuz 2013 Salı

BEN BUGÜNLERDE...

     Bir hafta sonunu da geride bıraktıktan sonra neler yaptığıma şöyle bir bakayım diyerek bu yazıyı yazmaya karar verdim^^
Bugünlerde yeni bir hikaye yazmaya başladım.Diğer hikayelerimi sürekli yarıda bıraktığım düşünülürse başlamakta bayağı tereddütte kalmıştım ama şimdilik çok güzel gidiyor ve bölümleri yazarken oldukça eğleniyorum. İnş.bu isteğim bir süre sonra sona ermez.:)
***
Diğer yazımda da bahsettiğim ,yaptığım arkadaş bileklikleri.Daha çok acemi olduğumu söylemem gerek yok sanırım. Bileklik takmaktan pek hoşlanmayan ben şimdi kolum boş olunca kendimi eksik hissediyorum:) Oldukça eğlenceli bir uğraş.Evde sıkılmaktan başka bir şey yapmayanlara şiddetle tavsiye olunur.Stres falan kalmıyor insanda^^
***
Kitaplığımı düzenledim.Uzun zamandır ertelediğim bir işti ve şu anda o kadar rahatlamış hissediyorum ki anlatamam.Kitapları bu şekilde yerleştirmeyi pek tercih ettiğim söylenemez ama artık koyacak yer kalmayınca biraz da mecburiyetten bu şekilde yerleştirmek zorunda kaldım,yine de pek kötü görünmüyor değil mi?(Kötü görünüyorsa da söylemeyin falan diyormuşum:))
***
 Birazcık(!)-evet,evet,birazcık(!)- karışık olan çalışma masamı topladım.Kesinlikle çok dağınık değildi ve dikkatim hiç dağılmıyordu(!) ama odanın sadece bu kısmının dağınık olması dikkat çeker diye düşünerek topladım.Biliyorum,biliyorum beynim düzgün çalışmıyor.:)
Öhöm öhöm bu da son hali.Bir şey yapılıyorsa tam yapılmalı ama,değil mi? :)
***
 Veee ben,yerinden kalkmaya üşenen insan, ders çalıştım! Belki çok değil ama buna da şükür,hiç yoktan iyidir.
***
Zaten her halükarda kitabı elinden bırakmayan biri olarak kitap da okuduğumu söylememe gerek yok^.^
***
Gossip Girl'ü de bitirdim.Çok akıcı bir dizi olduğu bir gerçek ama bazı yerlerinde 'Yok artık,bu kadar da olmaz!' dediğimi de inkar edemeyeceğim.


Bu kadar resimli bir yazı yazmamıştım herhalde ama hoşuma gitti:) Siz neler yapıyorsunuz?










23 Temmuz 2013 Salı

     GELDİ,GELDİ,KİTAPLARIM GELDİ!^^

   O kadar mutluyum ki gülümsemekten yanaklarım ağrıyor,böyle gözlerim falan sulanıyor :) Herkesin ailesi ''Çocuğum kitap okusun yeter ki istediğini alırım.'' der bizimkiler de bu kadar yeter,biraz da ''Kütüphaneden al.'' diyorlar hayliyle onlara kitap sipariş verdirmek neredeyse deveye hendek atlatmakla eşdeğer. Karneden sonra biraz da duygu sömürüsüyle çoook istediğim kitaplardan sipariş ettim.Tabi listemin yarısı bile bitmedi ama ne demişler aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz :) 
    Neyse aldığım kitaplardan bahsedecek olursaaaam( Şimdi bile keyiften ölücem!:))
    İlk önce bayıldığım bi' serinin kitapları çıkmış,onlardan bahsetmek istiyorum.' Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer 'serisinin ilk kitabı Yakut Kırmızı beni benden almıştı.Ne zaman çıkacak ikinci kitabı diye mızmızlanırken  2. ve 3. kitap art arda çıktı.Görünce deli oldum! ^.^ Safir Mavi'den bahsedecek olursam Kerstin Gier yine yapmış yapacağını.(Zümrüt Yeşil'i daha okumadım.)Bu kadar akıcı yazanlara çok sık rastlanmıyor maalesef. Ana karakterin Gwen'in dili şimdilik gençliğin diliyle bu kadar uyuşabilir. Hazırcevaplılığı ve esprilerine kahkahalarla güldüğüm yerler var.Mutlaka okunması tavsiye ettiğim serilerin şimdiden başında yer alıyor.
(Safir Mavi'den alıntılar:
-Sen hazırsan,ben de hazırım.
-'Savaşır gözüm ve gönlüm öldüresiye,senin güzelliğinin ganimeti yüzünden/gözüm kovar gönlümü sen görmesin diye,gönlüm ister gözüme pay vermemek yüzünden'-Shakespeare-
-'Kaldırımlardan tek bir ses gelmiyor,Ay hafızasını mı kaybetti?Yapayalnız gülümsüyor.
-Zaman,zamandan başa bir şey değil.Kafiyesi olmayan bir mısradır,dostum,her şey sen de bitiyor.
-Bir dakika çeneni kapa olur mu?burada sana ilan-ı aşk etmek için tüm cesaretimi toplamaya çalışıyorum.bu konuda hiç deneme yapmadım...)

   Cassandra Clare'ın daha önce kitabını okuma fırsatını bulamadım.Mekanik Prens'i almama rağmen Mekanik Melek stoklarda kalmadığı için hayliyle 2.kitabı da rafta öylece mahzun mahzun bana bakıyor.-Yine uzattım da uzattım lafı^^-  'Ölümcül Oyuncaklar' serisinin yorumlarını okuyunca bakalım nasılmış diye başladım. Fantastik kitaplara bayılanlar bu seriye mutlaka başlamalı diyorum başka da bişiy demiyorum:) 
Hala ilk kitabında olmama rağmen oldukça eğlenceli ve heyecanlı ilerliyor, bakalım olaylar nasıl gelişecek?(Bu arada serinin şu anda beş kitabı yayınlanmış,seri hala devam ediyor yani:))
     Kitaplarım bu kadar maalesef...:/ Neyse bitsin de sonra üzülürüm:) 

Malum ramazandayız,hava da sıcak.Hayliyle insan dışarıya adım attığı anda asfaltta eriyip gidecekmiş gibi hissediyor.Evde kalınca da can sıkıntısına uğraşacak şeyler buldum,defter yapayım dedim^^ Oldukça eğlenceli bir uğraş,DIY projelerini sevenlere önerim.Ben kağıtları birleştirerek yaptım,siz hazır bir defteri kaplayabilirsiniz.1. ve2. defteri(soldan sağa) peçeteyle,(herkes yırtılmıyor mu diye soruyor ,hava alacak bir yer bırakmazsanız yırtılmıyor,hala sağlam^^) 3. ve 4.sünü babamın eski gömlekleriyle kapladım.Şimdiler de arkadaş bileklikleri yapıyorum.Biraz daha yaptıktan sonra paylaşmayı düşünüyorum. Neyse benden bu kadar...Bir dahaki yazıya kadar görüşmek üzere...




13 Temmuz 2013 Cumartesi

              -İÇİMDEKİ RİTİM-
Şöyle bir yazılarıma baktım da hiç sevdiğim,dinlediğim şarkılardan,şarkıcılardan bahsetmemişim. Biliyoruz ki şu zamanda müzik seçiminde bile zorlanıyor insan.Sözleri anlamsız,klipleri daha da beter şarkılar bir hayli revaçta,insanın ''Sözde müzik kulakları var bir de bunların.'' diye söylenirken bulmamasını imkansız hale getiriyorlar.
Neyse ilk önce yabancı şarkılardan bahsedeyim diyorum...
K-will candır.ne söylese dinlenir diyenlerdenim ben de.Sesi o kadar etkileyici ki şarkılarında kaç kere gözlerimin dolup dolup boşaldığının haddi hesabı yok derece.

Lee Seung Gi'ye hiç laf yok efendim.Çocuk neye el atsa başarıyor fikrimce.Zaten Gu Family Book'tan sonra gözümde 2-3 mertebe birden atlayıverdi. Bir de şarkıları(gülüşü hehe^^) eklenince en sevdiğim Koreli aktristlerden biri şimdilerde.


Gruplardan en çok dinlediğim grup-sanırım Monstar'dan dolayı:)- BEAST. Fazla söze gerek yok,şarkıya geçelim:)
Uzun zamandır dinlediğim Cn Blue'nun eline kimse su dökemiyor yine de.Bir şarkı seçeyim diyorum,bütün şarkıları ayrı ayrı güzel.^^
Demi Lovato'yu çok dinlediğim söylenemez ama son çıkan şarkısı-sözleri çok etkileyici olmasa da- oldukça akıcı(bu ne demekse artık^^)
Son zamanlarda çıkan yerli şarkılardan en çok dinlediğim Mustafa Ceceli'nin söyle canım şarkısı.Zaten adamın sesini çok beğeniyorum.Bir de hareketli bir şarkı olunca en çok dinlediklerimin arasında -hayliyle- yerini alıyor.


Açıkçası çok eski şarkıları,türküleri pek dinleyen biri değilim ama iş Karadeniz türküleri olunca bu da çiğneniyor.
 Eveet,bir yazımın daha sonuna geldim.Siz de sevdiğiniz şarkı isimlerini benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. Eee,malum sıcaklara tahammül ancak müzikle oluyor:)

10 Temmuz 2013 Çarşamba

     -ŞİMDİ NE DESEM KAR YAĞIYOR...#1-



      Yaşamak isteyip de yaşayamadıklarımızdı çokça hayat.Gereksiz olduğunu düşündüğümüz bir anda karşımıza al önemse dedirten birini çıkartmasıydı kimi zaman.Her şey karmakarışık olduğu bir anda dümdüz olması kadar akıl almaz,o kadar umursamaz, o kadar yaşanmaya değer.Neler yaşanırdı da vazgeçilemezdi yaşamaktan,kahrolurdun nefesin kesilirdi acıdan.Tam şurda derdin ,şurda bir yangın var nedenini bilmediğim...Sonra bir bakardın yangının sönmüş,küllerini topluyor insanlar.Yaran kabuk bağladığında gülümsemeyi tekrar öğreten birileri çıkardı karşına.Sen sadece yaşardın işte,elinden tutulmasına izin verdiğin kadar mutluydun dünyanda.Yalnızlık bıçak gibi keserken sessizliği,yanında birilerinin olmasına ihtiyaç duyarken, ağladığında yapayalnız kaldığını hissetmekti bazen.Yaşıyorum derken yaşıyor musun diye kafanı alt üst eden,yine de vazgeçilemeyen.
Her ne olursa olsun devam ediyordu işte.Kim aralarına almak istemese de seni yada senden vazgeçemeseler de devam ediyordun hikayeni yazmaya.Anlatacakların vardı insanlara,sustun sessiz çığlıklarda.Yanında biri düştü, ayağa kaldıramayacak kadar yorgun hissettin kendini.''Düşmüş biri diğerini kaldırabilir mi ki?'' diye düşünmeden edemedin.Halbuki en güzel  o zaman kaldırılacağını biliyordun,düşmüşü düşmüşten başka kim anlayabilirdi ki sonuçta.

Ve başını kaldırıp göğe baktığında herkesle bir arada olduğunu hissedecek kadar sıcaktı yaşam.Sen yeter ki nerede olduğuna karar ver,o kadar anlayışlıydı.’Söyle istediğin olsun ama önce bir sorum var.’derdi çoğu zaman.Kendine inanıyor musun?...


**başlık Kahraman Tazeoğlu'nun bir şiirindendir.

9 Temmuz 2013 Salı

     

NİNE:TİME TRAVELLİNG NİNE TİMES
      Yeni bitirdiğim bir diziyi sıcağı sıcağına yazayım dedim.Ve karşınızda beni heyecandan yerinde oturtmayan 'Ay,ne olacak şimdi?!' diye düşünmekten bir an vazgeçemediğim Nine: Time Travelling Nine Times!

Başlangıç olarak mükemmel bir dizi olduğunu söylemeliyim.Fikrimce Kore 2009-2010 yapımı dizilerinde patlama yaşadı,ondan sonrakiler onlar kadar etkileyici olmadılar yani anlayacağınız  iki yıldır  dizileri o kadar zor seçip izliyorum ki anlatamam.Başladığım bir diziyi beğenmeyince sinir küpü oluyorum oturduğum yerde.Hayır onu bırakın o yarım sonlar yok mu,adamı katil eder!^^ Her neyse sonunda ,sonu ne kadar Türk dizlerindeki kadar tatmin edici olmasa da(!), acayip eğlenceli bir dizi buldum,yengeç dansı falan yapacaktım o derece!:)



Yönetmenliğini Kim Byung Soo'nun yaptığı -ki kendisi bayılarak izlediğim Queen in Hyuns Man'in yönetmeni- Time Traveling Nine Times'ın oyuncu kadrosuna başta burun kıvırmıştım açıkçası.Çok da etkileyici değiller diye düşünürken fikrim ilk bölümden değişti.Haklarını vermek lazım roller ancak bu kadar doğru kişilere verilebilirdi.
 En etkileyici karakter olan Lee Jin Woo'la başlamak istiyorum.Kendisini Spy Muyng Wol'da ve I Need Romance:2'de pek beğenmeme rağmen bu dizide mimiklerine ve konuşmalarına hayran oldum!Bir insan rolüne ancak bu kadar yakışırdı diyorum efendim başka bişiy demiyorum^^
Dizideki ismi Park Sun Woo olup muhabir olarak CBM adında bir medya kuruluşunda çalışmaktadır.Babasını genç yaşta kaybetmiş,annesi o zaman yaşadığı şoktan dolayı konuşamamaktadır.Her şey olabildiğine sıradanken bir gün abisinin ölüm haberini almasıyla  dünyası altüst olur... 
(Beyimizin gençliği de kendisi kadar etkileyiciymiş^^ )


Komik ve konuşkan kızımı ise Jo Yoon Hee:
 Dizideki adı Joo Min Young olup o da CBM'de muhabirdir.İlk gördüğü andan beri aşık olduğu Park Sun Woo'nun peşini bırakmamaktadır.- O kadar komik ki hala aklıma geldiğinde gülüyorum:D-  Tam çıkmaya başlayacakları sırada Park Sun Woo hakkında acı bir gerçeği öğrenerek neye nasıl tepki vereceğini şaşırır.
diğer karakterler:
(Yoon Je Wook-Kim Bum Suk)

(Jun Noh Min-Park Jun Woo)Nam-ı diğer Park Sun Woo'nun abisi

(Uhm Hyo Sup-Oh Chul Min-CBM genel müdürü)
,
(Park Sun Woo'nun annesi)

(Park Sun Woo'nun -deli- en iyi arkadaşı-bayıldım bu adama ya, mimikleri çok komikti:))
***
Konusundan kısaca bahsedecek olursak:
Park Sun Woo abisinin ölümüyle zamanda geriye gitmesini sağlayacak 9 tane tütsü çubuğu bulur ve böylece zaman yolculuğu başlamış olur.Ya değiştirdiği şeyler ona acı vermeye başlarsa ve bu çubukların peşine azılı düşmanı da düşerse?Birkaç saniyede hayatı hiç olmadığı kadar değişirse?...
Sevdiğim birkaç kare:
                                             ( İşte gençliğiyle karşılaştırma yapabileceğimiz en iyi sahne)
(Joo Min Young gerçek olmamasını umduğu gerçeği öğrendiğinde)

                     (Park Sun Woo geçmişe gidip kendini gençliğine tanıtırken-çok garip bi' cümle oldu ya^^-)
                                                              (Joo Min Young'un yemini)
                                           (Joo Min Young bir şeyleri hatırlamaya başladığında)

(Birlikte Nepal'de gezerken)


İzleyenler izlemeyenlere duyursun efenim daha ne diyeyim:)Sıkılmayacağınız bol aksiyonlu, bazen sizi gülmekten kendinizden geçirirken bazen ağlamanıza neden olacak bolca sahneye sahip, kurgusu da diyalogları kadar muhteşem olan Nine Time Travelling Nine Times!^^