16 Eylül 2012 Pazar

YAZ BİTTİ,GERİYE NE KALDI ŞİMDİ?
eveeeet,acısıyla tatlısıyla bir tatilin daha sonuna geldik.umarım hepimizin tatili güzel geçmiştir.açıkçası benim tatilim-diğer yazımda da söylediğim gibi-yatarak geçti. neyse yine de ben halimden memnunum ama şu tatilleri altı ay yapsak diyorum^^bana yetmiyor üç ay.şimdi git otur sıraya yavaş yavaş hareket ederek konu anlatan öğretmeni dinle,parmağın nasır toplayana kadar yazı yaz,yazılı haftalarında eğilmekten ağrıyan omuzlarına katlan...üf,içim karardı.
 tabi iyi yönleri de yok değil.mesela yurttaki arkadaş ortamınız..en yakın arkadaşınızla sonunda-ki tatilde yalnızca bir kere görüşebildik.-bir araya gelmeniz ve Allah'ın hikmeti aynı odaya düşmeniz:) gözlerinizden yaş gelene kadar kahkaha atmanız... bunlar da vazgeçilmeyecek güzellikler tabi ki.
   artık öyle bir hale geldik ki seneye yazın gelmesini istemiyoruz malum ygs'si-lys'si...ee,korkunun ecele faydası yok:)
konuya gelecek olursak bu yazıyı yaza veda etmek için yazıyorum,şimdi ağlayacağım^.^
elveda sıcaktan uyuyamadığımız yaz geceleri,
elveda uyuşukluğumuz üzerimizden bir türlü atamadığımız uzun kahvaltılar,
elveda sabah şöyle bir bakayım deyip akşama kadar başında kaldığımız bilgisayarımız,
elveda bloglarımız,
elveda kitaptan kulemiz,
elveda sıcaktan erimesin diye alalacele yediğimiz dondurmalar,
elveda su savaşları,
elveda yakıcı güneş,
elveda buzlu kolamız,
elveda kore dizileri/filmleri,
          ve...
elveda öyle ya da böyle yaz...
      bu fazla dramatik oldu ama dramatize etmeyi  seven birinden başka ne beklerdiniz ki?:)


hoşgeldin rahat uyku çekebilceğimiz geceler,
hoşgeldin yurt kokan ders kitaplarım,
hoşgeldin kalemliğim,renkli kalemlerim,

hoşgeldin okul sıram,
hoşgeldin okul bahçesi,
 hoşgeldin voleybol turnuvaları
 hoşgeldin yazılılar,
    hoşgeldin erken yatıp erken kalkma,
ve...                                                                                    
       hoşgeldin yeni eğitim yılı :D
          diğer yazıya kadar hoşçakalın,kendinize iyi bakın^^


6 Eylül 2012 Perşembe

 
   


EYVAHLAR OLSUN DÖRT GÜNÜM KALDI! 

     okulların açılmasına sayılı günler kaldı.buna lafım yok ama 4 gün sonra dershanelerin başlıyor olması acayip üzdü beni.memleketimde okusaydım bu kadar dert etmezdim ama tahmin edersiniz ki bir sabah uyanıp da dört gün sonra yurda döneceği söylenince insan pek de mutlu olamıyor,dahası bir anda 'bu yaz ne yaptım?'düşüncesine aklınıza girince sinir krizinin eşiğine geliyorsunuz.
   çünkü elimde 3 ay yattığım bir tatil var ve kendimi ağustos böceği gibi hissediyorum.bu konuda yardım isteyebileceğim bir karınca bile yok.bu gerçekten moralimi o kadar bozdu ki bir ara depresyona mı girsem,böylece belki dershaneye de yollamazlar diye düşünmedim değil^^.öğrenci için  derslerden kaçmak söz konusu olunca beyninde 10 tilki dolaşıyor,onunun da kuyruğu birbirine değmiyor.^^

    yapacaklar listemi bile hazırlamıştım ama çoğunu gerçekleştiremeyeceğim galiba.
mesela gitmeden önce arkadaşlarımla buluşacaktık(öyle birkaç günlük bir arkadaşlık değil ki üzülmeyesin.10-12 yıllık arkadaşlıktan bahsediyorum.)ama hepimizin dershanesi birbirine çakıştı ve anlaşılan -en azından kendi adıma konuşayım-buluşma gibi bir ihtimalim yok,ne diyelim hayırlısı olsun...
   en büyük korkum koca yaz boyunca kitabı açıp da doğru dürüst çalışmadığım için kaynaklanıyor olabilir.
gerçi başlarda bayağı sıkı ders çalışıyordum ama sonra'bitmiyor bunlar!'diye kitabı bir kapattım kapatış o kapatış.şimdi de cefasını vicdan azabıyla büyük ölçüde çekmekteyim.Allah'tan daha önümde  birkaç günüm var da hepsini olmasa da çok az bir kısmını telafi edebilirim.
   en çok canımı yakan başka bir mesele de(ne depresif  ''en''lerim varmış benim yazınca fark ettim^.^) bu sene kitaplarla o kadar vakit geçiremeyecek olmak.vazgeçeceğim demiyorum ama geçen yıllar gibi olmayacak.maalesef ki derslerime odaklanmam gerekiyor,bunun bilincindeyim ama içimden eskisi gibi olsaydı ne güzel olurdu diye geçirmeden edemiyorum... kitaplar benim için, içine düştüğüm soğuk denizden çıkıp çıkartan can simidi gibi.anlayacağınız onlarsız yapamam.konu nereden nereye geldi.bu listeyi uzattıkça uzatasım geliyor ,sohbetin kısası makbuldur,değil mi ama?^^hem benim ders çalışmam gerekiyor.(bunu dediğim de bile bir gurur dalgası yükseliyor içimde,keşke iş sadece demekle kalsaydı^^) 

      huzurla kalın(şu sıralar en ihtiyacım olan şey)bana da dua ederseniz çok sevinirim^^

2 Eylül 2012 Pazar

  FİRST LOVE

  bugünkü filmim 'FİRST LOVE'...o kadar güzeldi ki.aslında sonunda ne olacağını biliyorum diye başlamıştım filme ama son linkinde elimi hayretle ağzıma kapatırken ağlıyordum.bugünlerde hep böyle filmler mi izliyorum ne:)hiç tahmin etmediğim bir olay oldu.iki insan ancak bu kadar şansız olabilir dedim ta ki...neyse siz izleyin öyle görün en iyisi^^bitirdiğinde-yani birkaç dakika önce- keşke dizisini çekseler dedim.
izlemeyenler buradan sonrasını okursa sanırım birçok ipucu yakalarlar yani okumasınlar^^
 konusundan  kısaca(!) söz edecek olursak  Nam 14 yaşında  4 kişilik bir grupta yer alan sıradan bir kız.çoğu genç gibi ilk aşkını bulur.ama tek sorun çocuğun (chona'nın) okuldaki en popüler erkek olmasıdır ve tabi bir de chonanın en iyi arkadaşının nam'a aşık olması var:/ film boyunca çocuğu yakasından tutup aralarından çekesim geldi.Allahtan sonuna doğru görünmedi de(sahi ne oldu o çocuğa sonunda onu açıklığa kavuşturmamışlar ya da ben nam ve chonanın kavuşmasına taktığımdan kaçırdım:))ben de rahata erdim.
karakterlerden bahsedelim.
Mario Maurer(namı-ı diğer Chona)
futbol takımında kızların aşkı Chona.tabi sonradan kariyerini fotoğrafçılıkta yapıyor.P-top'un en iyi arkadaşı ve Nam'ın biricik aşkı.3 yıl sevdi kız bu çocuğu.film boyunca kahretti kızı ya:D
Pimchanok Leuwisetpaiboon(Nam)-ismi okuncak gibi değil ya:)-
filmin başlarında bu kadar güzel değildi .Chona için  sonradan  bu hale geldi(filmlerde şu değişim olayları yok mu beni öldürüyor başını çevirip de güzel demeyeceğin kızı birkaç saniyede ağzın açık bakakalıyor'acaba ben de de böyle bir değişim olacak mı?diye söyleniyorsun.
her neyse...filmde sevmediğim tek nokta nam'ın Chonayı severken en iyi arkadaşı(p-Top)çıkması oldu.
Sudarat Butrprom
Nam'ın delii kendine güvenen,öğrencileri tarafından çok sevilen sınıf öğretmeni.gerçi nam'ın inanılmaz değişimi biraz da onun sayesinde oldu.pamuk prenses ve yedi cücelerin yönetmeliğini yaparken çok komikti:)

sevdiğim ve sinir olduğum sahnelerden bahsedeyim birazda:
işte bu bayıldığım sahnelerden biri:)burada Chona nam'a köprüden ayaklarını sallandırırken birbirine aşık iki mürekkep balığının hikayesini anlatıyor-açıkçası hikayeyi pek anlamadım ama neyse:)-ve bu hikayeyi duyduktan sonra mürekkep balığı yiyemediğini söylüyor,nam da tabaktaki mürekkep balığını yemekten vazgeçiyor tabi sonra p-top'un gelip hepsini yemesiyle büyü bozuluyor,bu sinir bozucu ayrıntıdan bahsetmek istemiyorum^^
ve bu en sinir olduğum ve üzüldüğüm sahnelerden biri.bu sahneden önce p-top ve chona aynı kıza aşık olmamak için verdikleri sözü anlatıyorlar ve nam öylece bakakalıyor.sonra hep beraber dans ederlerken p-top nam'ı öpüyor ve chona öylece bakakalıyor.aslında burada anlamıştım ben bir şeyler hissettiğini ama birkaç saniye sonra gülüp dans etmeye devam edince yok ya yine kafama göre senaryo uyduruyorum demiştim.sonrasında da nam p-toptan ayrılıyor-sonunda!-
ve işte donup kalma sahnesi;(
burası mükemmel ötesiydi:)kızımız tam düşecekken prensi tarafından kurtarılır.ve ilerde nam ona:
-hiç birinin elini öyle-sımsıkı-tuttun mu?diye sorduğunda aldığı cevap:
-küçük bir kızı kurtarırken tutmuştum'dur...
                                         

ay,işte burada ağlamaya başladım.madem bu kadar seviyorsun niye gidip söylemiyorsun baştan çocuk?!;(
nam sonunda aşkını itiraf ediyor ama chonanın  bir haftadır başka biriyle çıktığını öğrenince ağlayarak tebrik ediyor ve birbirlerine çok yakıştığını söylüyor.
işte en güzeli sona^^gerçi biraz soluk bir son olmuş ama neyse,güzel bitirmeleri yeter:)
Allah'ım çocuk burada o kadar ıııladı ki tamam dedim kesin evlendi bu,kötü bir son bu,böyle son mu olur?!(düşünün artık ben bunları düşünene kadar ııııladı:D) 

veeee...
sonuç olarak filmimiz güzel bir sonla bitti.şükürler olsun^^yeni paylaşımlarda görüşmek üzere...