2 Eylül 2012 Pazar

  FİRST LOVE

  bugünkü filmim 'FİRST LOVE'...o kadar güzeldi ki.aslında sonunda ne olacağını biliyorum diye başlamıştım filme ama son linkinde elimi hayretle ağzıma kapatırken ağlıyordum.bugünlerde hep böyle filmler mi izliyorum ne:)hiç tahmin etmediğim bir olay oldu.iki insan ancak bu kadar şansız olabilir dedim ta ki...neyse siz izleyin öyle görün en iyisi^^bitirdiğinde-yani birkaç dakika önce- keşke dizisini çekseler dedim.
izlemeyenler buradan sonrasını okursa sanırım birçok ipucu yakalarlar yani okumasınlar^^
 konusundan  kısaca(!) söz edecek olursak  Nam 14 yaşında  4 kişilik bir grupta yer alan sıradan bir kız.çoğu genç gibi ilk aşkını bulur.ama tek sorun çocuğun (chona'nın) okuldaki en popüler erkek olmasıdır ve tabi bir de chonanın en iyi arkadaşının nam'a aşık olması var:/ film boyunca çocuğu yakasından tutup aralarından çekesim geldi.Allahtan sonuna doğru görünmedi de(sahi ne oldu o çocuğa sonunda onu açıklığa kavuşturmamışlar ya da ben nam ve chonanın kavuşmasına taktığımdan kaçırdım:))ben de rahata erdim.
karakterlerden bahsedelim.
Mario Maurer(namı-ı diğer Chona)
futbol takımında kızların aşkı Chona.tabi sonradan kariyerini fotoğrafçılıkta yapıyor.P-top'un en iyi arkadaşı ve Nam'ın biricik aşkı.3 yıl sevdi kız bu çocuğu.film boyunca kahretti kızı ya:D
Pimchanok Leuwisetpaiboon(Nam)-ismi okuncak gibi değil ya:)-
filmin başlarında bu kadar güzel değildi .Chona için  sonradan  bu hale geldi(filmlerde şu değişim olayları yok mu beni öldürüyor başını çevirip de güzel demeyeceğin kızı birkaç saniyede ağzın açık bakakalıyor'acaba ben de de böyle bir değişim olacak mı?diye söyleniyorsun.
her neyse...filmde sevmediğim tek nokta nam'ın Chonayı severken en iyi arkadaşı(p-Top)çıkması oldu.
Sudarat Butrprom
Nam'ın delii kendine güvenen,öğrencileri tarafından çok sevilen sınıf öğretmeni.gerçi nam'ın inanılmaz değişimi biraz da onun sayesinde oldu.pamuk prenses ve yedi cücelerin yönetmeliğini yaparken çok komikti:)

sevdiğim ve sinir olduğum sahnelerden bahsedeyim birazda:
işte bu bayıldığım sahnelerden biri:)burada Chona nam'a köprüden ayaklarını sallandırırken birbirine aşık iki mürekkep balığının hikayesini anlatıyor-açıkçası hikayeyi pek anlamadım ama neyse:)-ve bu hikayeyi duyduktan sonra mürekkep balığı yiyemediğini söylüyor,nam da tabaktaki mürekkep balığını yemekten vazgeçiyor tabi sonra p-top'un gelip hepsini yemesiyle büyü bozuluyor,bu sinir bozucu ayrıntıdan bahsetmek istemiyorum^^
ve bu en sinir olduğum ve üzüldüğüm sahnelerden biri.bu sahneden önce p-top ve chona aynı kıza aşık olmamak için verdikleri sözü anlatıyorlar ve nam öylece bakakalıyor.sonra hep beraber dans ederlerken p-top nam'ı öpüyor ve chona öylece bakakalıyor.aslında burada anlamıştım ben bir şeyler hissettiğini ama birkaç saniye sonra gülüp dans etmeye devam edince yok ya yine kafama göre senaryo uyduruyorum demiştim.sonrasında da nam p-toptan ayrılıyor-sonunda!-
ve işte donup kalma sahnesi;(
burası mükemmel ötesiydi:)kızımız tam düşecekken prensi tarafından kurtarılır.ve ilerde nam ona:
-hiç birinin elini öyle-sımsıkı-tuttun mu?diye sorduğunda aldığı cevap:
-küçük bir kızı kurtarırken tutmuştum'dur...
                                         

ay,işte burada ağlamaya başladım.madem bu kadar seviyorsun niye gidip söylemiyorsun baştan çocuk?!;(
nam sonunda aşkını itiraf ediyor ama chonanın  bir haftadır başka biriyle çıktığını öğrenince ağlayarak tebrik ediyor ve birbirlerine çok yakıştığını söylüyor.
işte en güzeli sona^^gerçi biraz soluk bir son olmuş ama neyse,güzel bitirmeleri yeter:)
Allah'ım çocuk burada o kadar ıııladı ki tamam dedim kesin evlendi bu,kötü bir son bu,böyle son mu olur?!(düşünün artık ben bunları düşünene kadar ııııladı:D) 

veeee...
sonuç olarak filmimiz güzel bir sonla bitti.şükürler olsun^^yeni paylaşımlarda görüşmek üzere...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder